Beni Asla Bırakma
Beni Asla Bırakma

Kitapyurdu Fiyatı: 171,88TL

Ürüne Git
552Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Beni Asla Bırakma
Röportajlarında anıların değişkenliğinden ve tekrar tekrar, farklı biçimde kurulumundan yola çıkarak bir anlatı oluşturduğunu söylüyor Ishiguro. Kurmacanın gerçeğe yaklaşması üzerinden düşünüyorum, zihnin hatıraları oluşturma aşamasında güvenilmez anlatıcıdan bilinç akışına kadar pek çok tekniğin aslında sembollerle, kağıt üzerinde oluşturulan bir yaşamdan başka bir şey olmadığını düşünüyorum, bu noktada kurmacayla gerçek arasındaki sınırlar ortadan kalkıyor. Kendi adıma söylemeliyim ki ikisi arasındaki ayrımı Ishiguro kadar belirsizleştiren pek az yazar biliyorum. Lineer anlatı kalınca bir çizgi çekiyor araya, okuduğum şeyin kurmaca olduğu kendini ele veriyor ama düşünmenin sezilen doğasına yaklaşıyorsa bir metin, bütün teknikler ortadan kalkıyor - ki başlı başına teknikler olarak düşünmeyesim var, aradaki çizgi böylesi belirsizken - ve kategorilere ayrılmamış yaşamın doğallığı beliriyor, dolaylı bir yolla da olsa bu doğallık yakalanabiliyor. Ishiguro'nun muhteşem yazarlığının birkaç temelinden biri. Lineer anlatıda metni oluşturan parçalar adım adım belirir ve sonuca doğru bir bütün oluştururlar. Karakterlerin gelişimlerini, olguları anlamlandırışlarını vs. görürüz, bu çerçevenin arka planı betimlemelerle doldurulur, farklı akışlar bir noktada birleşir, pek çok şey olur kısaca. Oysa Kathy H.'nin anlatıcı olduğu bu anlatıda tamamlanmış bir çember görürüz, şimdiye dek uzanan farklı çizgilerin yeni yeni birleşmeye başladığı bir noktada bulunan Kathy, hatırlamaya başladığı noktada bile şimdiden sonrasını gözardı etmez. Geçmişe doğru çıktığı yolculuklarda hatırladığı, yaşanan sayısız olay onca yıldan sonra yeni anlamlar kazanmaya devam eder, akış tek yönlü değildir, geçmişten şimdiye ve şimdiden geçmişe gidildiğinde olaylar yeni anlamlar kazanır ve eskileri ortadan kaybolur. Tek bir bilince dayandığımız için tutarsızlık, çarpık gerçeklik gibi zihinsel yan etkiler aranması doğaldır, kendimce tarihlere özellikle dikkat ettim. Bir zaman akışı çizelgesi çıkartmaya çalıştım ama geç kaldığım için başaramadım, sonrasında asıl yapmam gereken şeyi yapıp sadece metni okudum, üzerinde çalışmaya kalksam çok güzel bir şeyi kıracakmışım gibi hissettim. Anlatıcının bildiği, bildiğini düşündüğü ve okur için oluşturduğu geçmiş tek bir okumayla çözümlenecek gibi değil, anlatıcının bildiklerine yaklaştıkça kendi "tam" anlatısında gedikler ve sonradan tamamlanacak parçalar olduğunu, en azından üzerinde düşünülecek ve ilk okuyuşta görülemeyecek şeyleri fark ediyoruz. Başta Kathy'nin bakıcı olmasından, Tommy ve Ruth'la yıllar sonra karşılaşmasından ve yetimler yurdu gibi varsayımsal yaklaşımlara açık olan Hailsham'dan başka bir şey yok elimizde. Daha da önemlisi, yıllar sonra makine olmadığını düşünen bir klonun kendini aradığı noktada -anılarını derlemesini bu yoldaki son adım olduğunu düşünüyorum- her şeyi öğrendikten sonra bulduğu şeyin gerçeklik-kurmaca çizgisinin pek de önemli olmadığını göstermesi. Beni Asla Bırakma, Kathy'nin en sevdiği şarkı. "Bebeğim" sözcüğünü gerçekten bebek olarak anlar ve şarkıyı söylerken bebek tutuyormuş gibi yapar, o sırada kendisini izleyen Madam'ın ağladığını görür. Müthiş bir son. Ishiguro'da arayış izleği, belleğin olduğu gibi yansıtılmasının en makul sebebidir. Kişi tek başına kendi çerçevesinin dışına çıkamaz, dünyayı ve kimliğini oluştururken yansımalarına ihtiyacı vardır. Bu yansımalar arayışın itici gücünü oluşturur ve gerisi belleğe kalır, kopuşların tarihi -doğru veya yanlış- kişisel tarihtir, dünya tarihiyle birlikte. Büyük bir fark varmış gibi gözükür, eklektik bir yapı oysa. The Island var ki filmle bu kitap aynı yıl çıkmış, ilginç. Bazı sitelerde ikisi karşılaştırılmış, dikkat çekici bilgilere ulaşılabilir. Dune'daki Tleilaxu meselesi var, organ çiftlikleri konusunda sağlam bir fikirdir. Bunlar bir yana, Ishiguro'nun bu metninin klasik anlamda bir distopya içerdiğini düşünmüyorum, distopik bir dünyada -belki günümüzün modern köle üreten dünyasının bir metaforunda- geçen bir hikâye denebilir. Ama ne hikaye!
İclaltintas
Kaşif
Okumaya başlamadan önce kitabın arkasındaki yazıya bakarak kafamda oluşturduğum imajın anında paramparça olduğunu söylemeliyim. Beni hiç tahmin etmediğim bir konu bekliyordu. Kısaca özet geçip sonrasında değerlendirmeme geçeceğim. İngiltere'de, büyüdüklerinde organ bağışı yapmaları için yetiştirilmek üzere klonlanan çocukların bulunduğu bir yatılı okul, Hailsham'da, hayatları sonsuza kadar birleşecek üç arkadaşın hikayesine tanık oluyoruz. Kitabın Hailsham'da geçen bölümünde masumane ama aynı zamanda melankolik bir hava vardı. Bu melankoliklik kitap boyunca devam etti ve belki de böyle bi şey okumaya ihtiyacım vardı ki bu hava hiç bitmesin istedim.Normalde yazılanları hayalimde canlandırma konusunda iyi değilimdir ama bu sefer iyi iş çıkardığımı düşünüyorum yazar sayesinde.Kazuo Ishiguronun imgelemi başarıyla yaptığını günden kalanlar eserinde de görmüştüm. Sonuç olarak favori kitaplarım arasına girdi.
Galip Yüksel
Kitapkurdu
Kazuo Ishiguro'nun "Beni Asla Bırakma" adlı eseri, distopik bir dünyada geçen ve insan doğasının, hafızanın ve duyguların sınırlarını sorgulayan etkileyici bir roman olarak bilinir. Hailsham adlı özel bir okulda yetişen üç genç arkadaşın hikayesini anlatır. Roman, insan klonlama ve organ bağışı gibi etik sorunlara değinirken, dostluk, aşk ve bağlılık gibi temaları da işler. Ishiguro, okuyucuları duygusal olarak etkileyen bir kurgu ve derinlik sunar. Beni Asla Bırakma, Kazuo Ishiguro'nun ödüllü ve etkileyici bir eseri olarak edebi dünyada yerini almıştır. Roman, insan doğasının derinliklerine inmek isteyen, etkileyici hikayeler arayan herkes için zengin bir okuma deneyimi sunar.
Aslı Şefaat
Kaşif
Hiç beklemediğim bir konu ve hiç beklemediğim bir bakış açısı. İnsanı insan yapan nedir?, Etik değerler etik konular ne kadar düşünülür ya da dikkate alınır?
anonymous person
pek sürükleyici ve tatmin edici gelmedi bana ancak duyguları yansıtmak konusunda oldukça başarılı.
OSMAN TUFAN
Kaşif
Bilim ve insanlık. İnsanlığın bilimi neler için kullanabileceğini ve elbette bunu öncelikle kendi çıkarı haline getireceğini ve zor durumda sadece kendini düşüneceğini görüyoruz. Yedek parça için insan üretmek ve yetiştirmek sonra yok etmek üzerine kurgulanmış. insanlar için organ sağlanması amacıyla klonlanarak yetiştirilen çocukların duyguları varmı? üzerinden gelişen olaylar
ezgill
Kitapkurdu
uzun zaman etkisinden çıkamayacağınız günlerce zihninizde dolaşacak bir kitap
P. Argun
Kaşif
Yeryüzünde sadece“bakıcı” veya “bağışçı” olarak var edilmek, kaderin soğuk nefesini ensenizde hissetmekten farksızdır. Acımasız bir amaca hizmet etmek üzere kurgulanmış bir yaşamda; ruhun sızlaması, duyguların haykırması birer “hata” olarak görülür. Oysa acı, insan olmanın en somut kanıtıdır. Kathy, tam 12 yıldır bu ağır yükü taşıyan bir bakıcı.Çocukluklarından beri “farklı” olduklarını bilmenin o tekinsizliğini taşıyan bu donör çocukların sessiz çığlığı, dış dünyanın onları insan olarak değil, sadece birer “kobay” veya “ruhsuz beden” olarak görmesiyle daha da derinleşiyor. Onlar için gelecek, ulaşılması imkansız bir serap; hayalleri ise asla gerçekleşmeyecek birer teselliden ibaret. Ishiguro, sistemin çarklarında işleyen o acımasızlığı ve varoluşsal sancıyı öyle keskin bir çizgiyle işliyor ki; karakterlerin kaderlerini kabullenişlerindeki o sessiz çığlık, tüm insanlığın üzerine sinen ağır bir utanca dönüşüyor.
Esma YEĞEN
Kaşif
Güzel düşünülmüş okuyucuyu sunmayana akıcı bir roman konusu ilgi çekici bilim kurgu tarzında tavsiye ederim
Büşra Bilge
Kaşif
Bilim kurgu gibi görünen ama aslında insan olmanın ne anlama geldiğini derin bir şekilde düşündüren bir eser. Karakterlerin yaşamlarının ardındaki gerçek ortaya çıktığında; insanın özgürlük, sevgi, ve yaşam hakkı üzerinde düşünmemesi mümkün değil. Eğer hayatımızın sonunu bilseydik, sevgiyi ve dostluğu farklı mı yaşardık? Kitap bu soruyu içten içe sorgulatıyor. Temposu biraz yavaş ilerlese de keyifli bir okumaydı. Hüzünlü ve uzun sürede akılda kalacak bir eser.
Semiha Deniz Akıncı
Kitapkurdu
Çok hızlı geldi çok teşekkürler çok iyi durumda ürün. Arkadaşım okumuştu çok övdü ben de okumak için sabırsızlanıyorum. Oldukça ilgi çekici bir konusu var.
tnr_dersim
Kaşif
Konusu bakımından sıra dışı bir kitap, yazımı akıcı ve güzel.
çelikm
Üstat
Yazardan okuduğum ikinci kitap. Dili sade ve akıcı, konusu farklı, okunabilir.
ozge1991
Kaşif
Farklı bir konu ve sürükleyici bir dili var, tavsiye ederim.
firatkurtoglu
Kitapkurdu
Yazarın Nobel Ödüllü bu eseri hikâyenin üç ana kahramanı olan Kathy,Tommy ve Ruth üzerine kurgulanmış bir yapıt. Hailsham adı verilen bölge ya da okulda organ bağışçısı olmak üzere yetiştirilen,eğitim gören ve dış dünyaya hazırlandıklarını bilen bir grup çocuğun hayat dair beklentileri,hayalleri,gelecek planları, dış dünya ile bağ kurma çabaları gibi birçok insani duygu ve özellikleri çeşitli tasvirlerle okuyucu başarılı bir şekilde aktarılmaktadır. Kathy’nin bir bebek sahibi olduğunu hayal etmesi,Ruth’un klonlandığı kişinin – olası modelinin – kim olduğunu bulmaya çalışması. Tabi bir de aşk meselesi.Birbirine aşık olduğu anlaşılan çiftlere birlikte vakit geçirmek için fazladan 5 yıl verileceği dedikoduları ile Madam’a ulaşma süreci ve bilinen gerçeklerin sarsıcı bir şekilde yüzlerine vurulması sonrası hızlı bir kabulleniş ve her şeyin olması gerektiği gibi devam etmesi. Distopik bir dünyada ütopik hayallerin işlendiği bu bu eserde insan olmanın temel duygularını hissedeceksiniz.
akg5542
Kaşif
Konusu çok değişik ve okumadan bıraktırmıyor.
gülcan yalçın
Kaşif
Çok farklı bir konusu var. Okumaya değer.
Sinem  Yaşar
Kaşif
Bence abartıldığı kadar iyi bir kitap değil. Kurgusu veya betimlemeleri beni pek çekmedi.
hzl chngr
Üstat
Dili son derece sade. Kelime oyunları yok. Ritmine uyum sağlayabilirseniz, farklı bir okuma deneyimi vadediyor..
YsmnByk87
Üstat
“Beni Asla Unutma”yı okurken bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyorsun ama tam olarak adını koyamıyorsun. Kathy, Ruth ve Tommy’nin Hailsham’daki çocuklukları masum, sakin ve neredeyse huzurlu… ta ki onların organ bağışçısı olarak yetiştirilen klonlar olduğunu fark edene kadar. En can yakıcı olan ise bu gerçeği kabullenmiş olmaları. Kaçmıyorlar, isyan etmiyorlar; seviyorlar, bağlanıyorlar, umut ediyorlar. Ishiguro’nun acıyı bağırmadan anlatışı, hikâyeyi çok daha sarsıcı kılıyor. Bu kitap bana şunu hissettirdi: İnsan, kaderini sorgulamayı bıraktığında trajedi sessizce başlıyor. Bitirdikten sonra insanın içinden kolay kolay çıkmayan, soğuk ve unutulmaz bir roman.