Çanakkale dendi mi, akla vatanını canı pahasına koruyan Türk milleti gelir. Çanakkale Savaşı, Türk milleti’nin ölüm kalım savaşıdır. Çanakkale, batılıların barbar dediği Türk milletinden medeniyet öğrendiği savaştır. Dünyada nerdeyse bir eşi bulunmaz.
Osmanlı Devleti, Almanların safında savaşa girince, İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı Devletine resmen savaş ilan ettiler. Bu sıralarda Çarlık Rusya’sında ekonomik sıkıntılar baş göstermekte idi. İngiltere ve Fransa müttefikleri olan Rusya’ya yardıma mecbur kaldılar. İngiltere ve Fransa bu yardımı nasıl yollarla yapacaklarını düşündüler. 1. yol Baltık denizinden yardım yapmayı düşündüler. Bu yol üzerinde baş düşmanları Almanlar bulunduğu için vazgeçtiler. 2. yol ise Çanakkale ve İstanbul boğazlarından geçip yardımları ulaştırmaktı. İngiltere ve Fransa en uygun yolun ikincisi olacağını düşündüler. Çünkü; bu boğazların sahibi olan devlet 600 yıldan beri ayakta duran son 300 yılında hiçbir gelişme gösterememiş, girdiği bütün savaşların hepsini nerdeyse kaybetmiş, kendi egemenliği altındaki devletlere yenilmiş, balkan savaşlarının yaralarını bir türlü saramayan, Deli Petro’ nun deyimiyle karşılarında hasta bir adam vardı. Bu hasta adam nerdeyse ölmek üzereydi son demlerini yaşıyordu. İngiltere ve Fransa bu yol sayesinde hem müttefiklerine yardımlarını ulaştıracaklar hem de bu hasta adamın başkentini işgal edip bu imparatorluğu tarihe gömeceklerdi. İşte İngiltere ve Fransa bu ümitlerle yola çıktılar. Hayalleri bir gün içinde Çanakkale boğazını geçip, bir gün sonrada İstanbul’u almaktı ama onları Çanakkale de umulmadık bir sürpriz beklemekteydi. Bir gün de geçmeyi planladıkları Çanakkale boğazından Kasım 1914’ten Ocak 1916’ya kadar geçemeyecekler kar olarak bir de 200 binin üzerinde kayıp ve o devrin en büyük zırhlı gemilerinin çoğunu mürettebatlarıyla birlikte Çanakkale’nin soğuk sularına gömeceklerdi.
işte! bu muhteşem savaşı bir güzel anlatıyor bu kitap,
harika...
herkese tavsiye ediyorum...