Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir
Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir
6Yorum
hcratk
Kitapkurdu
02.09.2013
Kitap sürükleyici. Zengin bir adamın çocukluk yıllarında başlayan sanat aşkıBazı bölümlerinde insan kendinden parçalar buluyor. Kitabın başlığına baktığımda melankolik bir konuyla karşılaşacağım diye korkmuştum. Ama okudukça yanıldığımı fark ettim. Ancak bazen yazar ve ressam isimleri o kadar yoğun verilmiş ki insan konudan kopuveriyor. Tavsiye ederim.
Akropol Novalis
26.07.2013
Altun'un ilk kitabı; öyle begenmiştim ki bu eseri, Altun bir anda Türkçe yazın denince ilk anda aklıma gelen isimler arasına girdi...
saymen
12.07.2012
biraz polisiye,biraz edebiyat,harf oyunları...biraz merakla ilerliyorsunuz romanın kahramanının hayatında.beğendim.
burakefem
02.07.2011
Dili üslubu ve sürükleyiciliği ile çok güzel bir kitap.Yazar aynı zamanda kendi hayat hikayesini okuyucuyu sıkmadan ustalıkla anlatmış.Zaman zaman kullanılan mizahi üslup kitabı daha zevkli okunur hale getirmiş.
....EsiLa ...
30.06.2008
Sanat severler için oldukca zengin sayılabilecek konularla dolu bir roman. Ama benim gibi çok merak duymayanlar için biraz ağır sayılabilir. Aslında yazarın roman yazma tekniği değil sıkıcı olan, çok sık verdiği sanatsal örnekler..Ben pekbeğenmedim
postacı32
Kitapkurdu
04.11.2007
İyi eğitim görmüş, varlıklı bir genç adam. Kitapların dünyasına küçük yaşta başladığı yolculuk giderek çetrefilleşiyor.
Kıtalararasında geçen bir eğitim ve kariyer, güzel sanatlarla biçimlenen bir hayat.
Dünyanın en iyi yazarını bulduğunda, yitirdiği sevgilisini de bulacaktır sanki. İyi de, dünyanın en iyi yazarı kim? Sevgilisi nerede? Ama kahramanın bir kılavuzu var: Oktay Rifat’ın şiirleri. Hedefi de var: Edirnekâri bir sandık. Selçuk Altun bu ilk romanında okuyucuyu kahramanı aracılığıyla güzellikler arasında ve sanatın ürperticiliği içinde sürüklüyor.
Anadolu kentlerinin pastoral iklimi, Boğaz’ın lirik atmosferi, Beyoğlu ve Manhattan’ın arka sokakları ile gezegenin çizgidışı noktaları bu uzun ve zevkli yolculuğun ara durakları. Antika objeler, tablolar, şiirler ise merakı körükleyen unsurlar olarak yer alıyor.