Çocuk ve Medya Hakkındaki Yorumlar

Masumiyetin simgesi olan çocuklar; sevimlilikleri, çabuk öğrenmeleri, inatçılıkları ve hayata olan pozitif yaklaşımlarıyla bilinirler. Ailenin en şirin ve sevilen üyeleridir onlar. Bir bakarsınız en ufak şeye ağlarlar, huysuzlukları onların en çekilmez davranışıdır. Uykusuz ve yorgun gecelerde nöbetçi olmamızı beklerler. Onların dünyasına anlam vermek pek mümkün olmasa da hepimiz masumluklarında, cana yakınlıklarında hemfikirizdir. Bebeklik ve çocukluk dönemi öğrenmeye en hızlı ve açık yaş dönemleridir. Onlara ne öğretmek isterseniz hemen anlarlar ve unutmazlar. Bu fırsatı iyi ya da kötü yöne kullanmak da tamemen ailelerinin elindedir. Eskiden elektronik aletlerin pahalı olması, televizyonun siyah-beyaz olması, belli saatlerde yayınlanması nedeniyle pek popüler değildi. Televizyonun popülerliğinin artmasıyla çocukların televizyonu çok sevmesi değil aynı zamanda ailelerin ilgisizliği, görsel ve bilgiye kolay ulaşılır olması ,artan program sayısı, elektronik medya patronlarının çocukları bir sermaye aracı olarak görmeleri çocukları elektronik medyaya çeken en önemli unsurların başında geldi. Endrüstrileşmeye başlayan dünyada evdeki tüm yetişkinler çalışmaya başladı. Çocuklarına vakit ayıramayan aileler televizyonu bir bakıcı gözüyle görmeleri çocukları elektronik medya’nın daha da kucağına itti. Ağlamasın, yaramazlık etmesin gibi nedenlerden dolayı aileler, çocuklarına bilgisarda oyunlar oynamalarına, televizyonda istediklerini seyretmelerine izin verdiler. Durum böyle olunca ilgisizliğin çocuklar üzerinde birçok olumsuz etkisi oluşmaya başladı. Bunların en başında şiddet olmak üzere, kültürel yabancılaşma, fiziksel ve psikolojik problemler, kendi kimliklerini bağımsız bir şekile geliştirememe, dildeki yozlaşma gibi olumsuz etkiler bir bir kendini gösteriyor. Çocukların masum hayatlarını bozan televizyon ve bilgisayar ve bunların doğurduğu şiddet içerikli yayınlar çocukları saldırganlığa davet ediyor.. BBC araştırma raporuna göre,çocuklar şiddet filmi izledikten sonra uyuyamama, günlerce süren kötü düşler, gece tuvalete gidememe gibi sorunlarla karşılaşıyorlar. Televizyon ve internette çocukalrın algılama ve anlama süreçlerini yavaşlatan programalr çocukların kendi kimliklerini bağımsız olarak geliştirememe sorununu ortaya çıkarıyor.Yer ve zaman kavramı oluşmayan çocuklar televizyonun etkisiyle kendini bir düş dünyasının içinde buluyor. Ne izlediklerini ya da ne anlattığını tam kavrayamayan çocuklar, kendilerine televizyondan doğru ya da yanlış roller edinmeye başlıyorlar. Önceleri annesine ya da babasına özenip onları taklit eden çocuklar, şimdilerde çeşitli magazin, şiddet programlarındaki ablalarını ve abilerini talkit ediyorlar.Neyin sağlıklı, neyin zararlı olduğunu anlayamayan çocuklar, reklamlarda ne görürlerse büyüklerinde istemeye başlıyorlar. Durum böyle olunca da televizyon izleyen çocuklar abur-cubur atıştırma alışkınlığını edindi.. Çok uzun süre ekran karşısında vakit geçiren çocuklar, gerçekle hayali anlamayıp, gerçek hayattan kopuyorlar. Toplumla uyum bozukluğuna neden olan aşırı ekran bağımlılığı anti-sosyalleşmeye davetiye çıkardı. Aşırı televizyon izleyen çocuklarda hiperaktivite, otizm, huzursuzluk, hırçınlık gibi tıbbi problemler oluşmaya başladı.Son negatif etki olan dilde yozlaşma sorunu ise günden güne hayatımızda daha önemli bir sorun olmaya başladı. Kimin, nasıl ve neyi konuştuklarına dikkat etmeksizin aileler, çocuklarını televizyonun karşısına oturttular. Türkçeyi kısa ve süslü cümlerle öğrenmeye başlayan çocuklar rol modellerini televizyon veya interneten duyduğu gibi yazıp kobnuşmaya başladılar. Türkçeyi yanlış kullanmaya başlayan çocuklarda dil bilinci gelişemedi ve bu da dilin yozlaşmaya başlamasına neden oldu. Sonuç olarak, çocukları unutan elektronik medya neyi, nasıl yaptığını unutup her şeyde olduğu gibi çocukları da sermaye aracı olarak görüyor. Ailelerin çocukalrına karşı ilgisizliği de bu sorunların oluşmasına zemin hazırlıyor. Her ne olursa olsun çocukların televizyon ve internet ortamında yetişmesine izin vermemiz gerekiyor. Burada hepimize görev düşüyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir