2Yorum
Can Ocak
Kaşif
16.03.2025
''Kavuştun denizine artık. Bir türlü vakit bulup doya doya giremediğin denizine öyle bir kavuştun ki... Ama, ne vardı bu kadar derine dalacak Hakkı ağabey ?'' Metrelerce derinlikte öleceklerini bile bile vatan sağolsun diyenlerin faciası. Her Türk evladı bilmeli, okumalı.
KY-138843
04.05.2009
1953 yılında İsveç bandıralı Naboland adlı yük gemisi ile çarpışan Dumlupınar denizaltımızın hazin öyküsünü belgeler ve fotoğraflar eşliğinde anlatan Bülent Çaplı’ya ve çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etmek gerek. Evet, hazin bir tarih… 81 askerimizin şehit olmasına yol açan hüzünlü bir tarih sayfası. Torpido dairesinde mahsur kalan 22 askerimizin kurtarılmaya çalışılması esnasında deniz akıntısının, teknolojik yetersizliklerin dalgıçların ölümü göze alarak giriştiği dalma mücadelesine olumsuz etkilerini okudukça, ölüme yavaş yavaş terk edilen askerlerimize bir ağıtta siz yakacaksınız. Kaza sonrası dava süreci ile sona eren kitapta bir şey dikkatinizi çekecek. Kazadan 5 yıl sonra bir tatbikat adı altında denizaltıyı çıkarmak için girişilen mücadele de işin sonuna gelinmişken “tatbikat bitti” denilerek çalışmalara son verilmesi ve aradan geçen 56 yıldır hala Dumlupınar’ın denizin derinliklerinde bulunması… Bu da ayrı bir hüzün.