Yazarın hikayesi çok ilginç, milyonda bir çıkar böyle insanlar ve daha çok çıkmalıdırlar. Fakat benim düşüncem herkezin bir kimlik sahibi olması gerektiğidir, bu kimlik insan olma şemsiyesi altında dallanıp budaklanır ( milliyet,din,siyasal düşünce gibi ) . Görüldüğü gibi dünya daki tüm devrimler körü körüne inanan insanlar yada gruplar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bireyselleşen toplumlarda ahlaki olarak insanlığın çökeceğine inanmaktayım , gelecek hayali olmayan toplumlar anlık düşüncelerle diğer insanlara bireyselleşme adına zararları verebilir ki günümüzde olan çoğu dramatik olayların arkasında da kanatimce bu yatmaktadır. Ayrımı yapılması gereken şey kitle hareketlerini şahsi menfaatleri için örgütleyen kişi yada gruplar üzerine düşünmektir. İnsanlar sosyal yaratıklardır ve kitle halinde yaşamak zorundadırlar , oluşturulan kitlerin sen ben ayrımı yapmamaları gibi sadece ben de dememeleri gerekmektedir. Oluşan gruplar/kitleler/milletler/dinler/düşüncelerin temelinde topluca insanlık adına bir gelişme olmalıdır. Düşüncelerin, görüşlerin , fikirlerin ve inançların harmanlanmasından daha umut vadedici görüşler ortaya çıkabilir. Ahlak ve sosyallik sahibi olan insanlığın saygılı bir ortamda birlik içinde , herhangi bir şeye alet edilmeden yaşamaları , geçmişi unutmadan, gelecek hayalleri kuran ve anı yaşayan kitlelerin ortak müştereklerde bulunarak yaşamaları, bireyselcilikten öte kitle halinde olması gerekmektedir diye düşünüyorum . Bireyselciliğe karşı değilim ama taraftarıda değilim.