Böyle haklı bir dava, böyle güzel kaynaklarla ancak bu kadar kötü sunulabilirdi. ilk olarak yazarda en ufak bir tarih altyapısı ve tarihi araştırma metodu bilgisi görülmüyor. kitap bir takıp alman yazışmalarının verilip ardından da "soykırım olsa böyle mi olurdu? soykırım varsa bunlar ne demek?" mivalinden yorumlarla geçip gidiyor. yazışmaların tarihlerine ilişkin 3. kaynaklardan ya da bahse konu kişilikler hakkında ek bir bilgi asla yok. bu altyapı eksikliği "soykırım olsa ermeniler valiye müracaat ederler miydi?" ve benzeri cümlelerde sırıtıyor. yazar başka katliam ve insanlığa karşı suç vakalarını incelese bu ve benzeri cümlelerinin ne derece manasız olduğunu görürdü. (zira yahudiler de alman yetkililerle sık sık görüşmüştür.)
ikinci husus ise güya 1915 olaylarının ermeni iddialarının aksine olduğunu destekleyen belgelerde türk çapulcuların ermeni din adamlarını öldürdüğü, ermeni halkın tedirgin olduğu, türklerin ermenilere karşı eski nefretlerinin hortladığı gibi ifadeler de yer alıyor. yazarın bu ifadelere tek yorumu "tutarsızlık var bir öndeki telgrafta bu gerginlikten hiç bahsedilmemişti." işte böylesine zayıf bir argüman gücü.,
üçüncü olarak arşiv çalışması niteteliği taşıdığı iddiasındaki bir kitaba yakışmayacak ucuz, romantik, duygusal bir dil var. yazarın emekli büyükelçi bilal şimşir'in arşiv çalışmalarını okumasını öneririm. böyle kalitesiz kitaplar 1915 olaylarının anlaşılmasına hizmet etmenin aksine bunu geciktiriyor, zorlaştırıyor.