Of Magda Szabo ya, of. Nasıl ama NASIL bu kadar iz bırakan karakterler yaratabiliyorsun? Bu nasıl bir yetenektir? İza'nın Şarkısı'ndaki Etelka, Yavru Ceylan'daki Eszter'den sonra bir de Emerenc'i soktun hayatıma Kapı ile. Bu vakur, hüzünlü, güçlü, kendine ait sanki büyülü yöntemleri olan kadını hiç unutabilecek miyim acaba? Senin insanlara ve insan ilişkilerine bakma biçiminden öğreneceğimiz ne çok şey var!
Kapı, bir yazarın evde kendisine yardım etmek için anlaştığı Emerenc ile olan ilişkisinin öyküsü. Anlatıcımız yazar belli ki Magda Szabo'nun kendisinden devşirdiği birisi; bir yerde kendisine "Magduşka" diye seslenilmesinden öyle anlaşılıyor, ki zaten sonra kitabın otobiyografik unsurlar taşıdığını da okudum.
İki farklı kuşağın birbiriyle kurduğu / kuramadığı ilişkileri anlatıyor Szabo, Macaristan'ın olaylı siyasi tarihinin farklı dönemlerine denk gelmiş, farklı siyasi iklimlerde yetişmiş iki farklı kuşak. Bu anlamda İza'nın Şarkısı'na benzeyen bir izleği olsa da, Szabo asla kendini tekrar etmiyor, bambaşka hislerle örülü bir öykü anlatmayı başarıyor.
Başarılı, gururlu, ne yaptığını bildiğini sanan yazarımız; hayvanların, doğanın, insanların dilinden anlayan, onlarla kendi yöntemleriyle bambaşka ilişkiler kurmayı başaran Emerenc ile tanışınca duvara tosluyor aslında. Emerenc'in sırları çok, hayatını kaç kez yıkıp yeniden kurmak zorunda kalmış; apayrı bir sınıftan gelen, eğitimsiz, savaş görmüş Emerenc aslında hayatın pek çok gizemine vakıf olmuş, kendini yoğurmuş, pişirmiş, olmuş. Ondan zaten, "Tanrı her dilden anlar, merak etmeyin" diyebiliyor. Yazarımız, bu kadından öğreneceği ne çok şey olduğunu zamanla öğreniyor. Aralarındaki çatışmadan karşılıklı büyük ve çok besleyici bir sevgi doğuyor.
Devamını anlatmayayım zira Szabo o insanın içine işleyen kelimeleriyle kusursuz biçimde yapıyor o işi zaten. Çok büyük yazarsın Magda Szabo, çok büyük. "Bu kez ağlamadan bir Magda Szabo kitabı okuyacağım" dedim, son 30 sayfada yine ipler kopuverdi.
Şununla bitsin: “Her duygusal ilişki aslında bir saldırganlık ihtimali taşır, insan ne kadar çok kişiyle yakın ilişki kurarsa o kadar çok tehlikeye de maruz kalabilir.”
İza'nın Şarkısı kitabını okuduktan sonra, Magda Szabo kitaplarının hepsini okumaya karar vermiştim. Kapı kitabı da beni şaşırtmadı, ilmek ilmek bir karakterin dünyasına büründüm sayfalar ilerledikçe. Kitabın baş kahramanı Emerenc'den okuyan herkes kendinden bir şeyler bulacağından eminim. Magda Szabo'nun yaratmış olduğu güçlü karakterleri gerçekten seviyorum. Bakalım sırada hangi kitabını okuyacağım. Macar Edebiyatı da beni bu zamana kadar hiç yanıltmadı. Kesinlikle tavsiyemdir, okuyunuz efendim...
kapı benim szabo'dan okuduğum ikinci kitaptı.iza'nın şarkısı gibi bu da nefis bir kitaptı.
szabo benim iki eserinde de gözlemlediğim kadarıyla romanlarının temeline bir çatışma koyuyor; genç ve yaşlı çatışması, taşralı ve şehirli çatışması gibi.genellikle çatışma içerisindeki karakterleri okurken içimizden taraf tutma eğiliminde oluruz.szabo'yu başarılı ve farklı yapan şey onun karakterlerini okurken böyle bir şey yapmıyor oluşumuz.tüm karakterler kendince iyi niyetiyle doğru bildiği şeyi yaptıkları için hepsine tarafsız ve mesafeli bir gözle sadece olayı okuyoruz, karakterlerden birini diğerinden kayırmıyoruz.bu; kapı'da da, iza'nın şarkısı'nda da böyleydi ve ben bu anlatımı çok sevdim.
bu anlatım yapılırken savaşın izlerini, macaristan'ın sosyoekonomik yapısını ve dönemin şartlarını metne yedirilmiş bir biçimde okumak kitabı her anlamda doyurucu kılıyor.
daha çok kitabını dilimizde okuyabilsek keşke.sırf szabo ve sandor marai kitaplarını okuyabilmek için macarca öğrenesim var.
Kaliteli bir eser. İlgi çekici bir giriş yazısı ile başlıyor. yazarın anlatım dili merak uyandırıcı, duygusal ve mizahi bir dil. Kitabı güzel yapan da bu oldu benim için. Yaşlı hizmetçi Emerenc, akıl almaz ölçüde çalışkan, " insanı hayran bırakacak kadar cesur, utandıracak ölçüde küstah, şeytani derecede zeki". İnsanlar onu öyle kabul ediyor, saygı duyuyor ve seviyor. Roman boyunca onun çeşitli gündelik olaylar karşısında davranış ve tepkilerine, duygu ve duygusuzluklarına şahit oluyor, sayfaları çevirdikçe onu ve başından geçenleri daha iyi anlıyoruz. Unutamayacağım karakterler arasına girdi Emerenc.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatın içinden olan ilişkileri sıkmadan, yormadan güzelce anlatıyor yazar. Okurken ya ben ne yapardım öyle bir durumda düşüncesine sıkça daldım. Bana Emerenc zor bir karakter olarak geldi.
kitap güzeldi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapı, Magda Szabó tarafından yazılmış, insan ilişkilerinin derinliğini ve karmaşıklığını etkileyici bir şekilde ele alan güçlü bir romandır. Özellikle psikolojik çözümlemeleri seven okurlara önerilebilir. Yazar ile hizmetçisi Emerenc arasındaki sıra dışı ilişki üzerinden güven, sadakat ve suçluluk duygusu sorgulanır. Sade ama çarpıcı anlatımı sayesinde okuyucuyu içine çekerken, insanın iç dünyasına dair unutulmaz izler bırakır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çoğu yorum olumlu. Ben okurken içim daraldı açıkçası. Tek bir sayfada sadece 11 kez Emerenc yazılmıştı. kafamda karanlık bir senaryo canlandı. okurken sıkıldım diyemem yüreğim daraldı. Kitabın ismi Kapı değil de Emerenc’in hikayesi olmalıymış. sürekli Emerenc Emerenc biraz boğdu sanırım, isim hikayeyi geçmiş gibi hissettirdi
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Iza'nın Şarkısı yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve etkileyiciydi.Yazım tarzı değişik gelmişti ve Kapı kitabını da okudum ama bende aynı etkiyi bırakmadı malesef.
3 kişilik okuma grubumuzda bir arkadaşımın önerisiyle tanıştım yazarın Kapı isimli kitabıyla . Emerenc . nasıl anlatsam bilemedim. kitap bittiğinde hoşgeldin hüzün şarkısı dolandı dilime . Okurken iç yolculuğa çıkmanız mümkün. tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın dili oldukca akıcı ve sürükleyiciydi, olay örgüsü de iyi yazılmıştı. zaman zaman ağrı hissettiren duygusal bir tonu olsa da iki karakter arasındaki bağ çok özeldi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünya edebiyatının modern klasikleri arasında sayılan bu roman, otobiyografik izler taşır. Roman, orta sınıfa mensup bir kadın yazar Magda ile onun ev işlerine yardım etmesi için tuttuğu yaşlı, gizemli ve sert mizaçlı hizmetçisi Emerence arasındaki sıradışı ilişkiyi konu alır. Sadakat, güven, sınıfsal farklılıklar ve "mahremiyet" kitabın merkezindedir. Emerence, hiç kimsenin evinin kapısından içeri girmesine izin vermez. Herkesin yardımına koşan ama kimsenin yardımını kabul etmeyen bu kadının geçmişindeki sırlar, yazarla kurduğu bağ derinleştikçe yavaş yavaş aralanır. Kitabın ismindeki Kapı, hem fiziksel bir kapıyı hem de insanın ruhuna açılan, açılması en zor olan kapıyı temsil eder. Anlatılan sadece bir işveren-hizmetçi ilişkisi değil; insanın en karanlık ve en saf yanlarını karşı karşıya getiren sarsıcı bir psikolojik savaştır ve de kendi vicdanınızla yapacağınız bir hesaplaşma. Okuduktan sonra "Birini gerçekten tanımak mümkün müdür?" sorusunu uzun süre zihninizden atamayacaksınız.
“Bazı insanlar hayatımıza girmez;
bir kapı gibi durur.
Açarsan değişirsin,
açmazsan eksik kalırsın.”
Yazardan okuduğum ilk kitap ama son değil. keyifli okumalar