Robert Ludlum'u bile gölgede bırakan türünün gelmiş geçmiş en iyi yazarlarından biri, belki de en iyisi olan Frederic Forsyth'in, bence Çakal dan sonra en iyi romanı.
Roman, inanın para kazanmak isteyen bir yazarın elinde 3 romanlık seri halini alabilirdi. Fakat Frederic Forsyth bu romanı para kazanmak için değil, 2007 yılında son bir çivi daha çakıp veda etmek için ve ısrarlar üzerine yazdı. Babamın gençliğinde Çakal romanı ile tanıştığı yazarın 2007 yılında yeni bir romanını okumak ise gerçekten çok ilginç ve güzel bir deneyim. Sanırım 90 lı yılların ikinci yarısında Arthur Hailey in Acı Reçete sini okuyan okurlar ne demek istediğimi anlarlar.
Roman, aslında bir roman değil, bir belgesel gibi yazılmış. Bütün roman boyunca yazılmış diyalogların sayısı, normal bir romanın 100 sayfasını bile karşılamaz. Bu zaten Frederic Forsyth in tarzıdır ama Afgan, tarzının en abartılı örneği. Kurgusu, okuduğunuz bir çok romanı çocuk oyuncağına benzetecek kadar karmaşık ve hatasız. Abartı minimal seviyede, gerçekçilik maksimum. Sanırım yazar, bugünlerde Afgan ı okuyan eleştirmenlerin İNANILMAZ BİR ROMAN başlıklı eleştirilerini okuyarak ve gülümseyerek oturuyordur evinde.
Afgan ı herkes okumasın ! Çünkü okuduğunuzda örneğin Glenn Meade in son romanını okumanıza imkan yok, çizgi roman gibi algılarsınız. Dan Brown ve Metal Fırtına okurları, Afgan da Frederic Forsyth sizlerle dalgasını geçmiş. Ne mi yapmış? Romanın içine 30 sayfalık bir bölüm eklemiş. Bu bölüm, okuyacak olanların dikkatini çeksin diye söylüyorum, kesinlikle detaylarını vermiyorum, Uçağın kulübenin üzerine düşmesi ile başlayıp, Kanada sınırında sonlanan olayları içeriyor. Bu bölümü çıkararak okuduğunuzda kitabı kesinlikle okuyabiliyorsunuz. Çünkü bu bölüm, Dan Brown ve onun gibilerle dalga geçmek için özellikle eklenmiş. Bu 30 sayfa öyle hızlı ve mükemmel bir macera içeriyor ki bir çırpıda okunuyor. Oysa tam bir Dan Brown saçmalığı, abartısı, rezalet bir bölüm. Bu sayfalar bitip kitaba geri döndüğünüzde anlıyorsunuz. Mesaj şu : "Bakın bu abartılı saçmalıkları ben de yazabilirim, ama neye yarar ? Şimdi dönün de benim romanımı okuyun."
Konuya gelince, ABD de başlayıp İngiltere, Arabistan yarımadası ve güneydoğu asya da devam edip, tekrar Atlantiğe dönen ve ABD de sonlanan mükemmel bir kurgu içeriyor. Romanla birlikte, Afganistan ve El Kaide nin kısa tarihini de öğreniyorsunuz. Başka romanlarda yüzlerce sayfa süren olaylar, bir kaç sayfada geçtiğinden, okurken dinlenmenize olanak yok, bir paragrafı bile atlayamıyorsunuz. Ve her geçen sayfada yazarın inanılmaz zekasına biraz daha hayran oluyorsunuz.
Sürpriz yok! Abartı yok! İnanılmaz bir insan olan tek bir kahramanın çevresinde dönüp durmak yok! Tamamen realist, kısa tarihin gerçekliği üzerine oturtulmuş enfes bir kurgu var. Kaçırmayın.