Mario Vargas Llosa’yı çok seviyorum, çok sevdiğim için kitapları bitmesin istiyorum, o yüzden kendimi tuta tuta, yavaş yavaş okuyorum - Mayta’nın Öyküsü de çok uzun zamandır kitaplığımda beklettiğim eserlerindendi, sonunda artık dayanamadım.
Mevzubahis Mayta, Llosa’nın kurguladığı bir Troçkist bir devrimci; tıpkı bizdeki gibi çok parçalı Peru solunun idealist, hayalci ve hüzünlü devrimcilerinden biri. Llosa’nın kurmacanın türlü imkanlarını kullanarak anlatıyla oynamayı ne kadar sevdiğini biliyoruz, burada da yine aynı işi yapıyor. Mayta’nın öyküsünü, (güya) kendisinin okul arkadaşı olan bir yazarın ağzından dinliyoruz. Arkadaşının devrimci olduğunu ve sonunun hapiste bittiğini öğrenip öyküyü araştırmaya başlayan bir yazarın ağzından okuyoruz. Ne ne kadar gerçek anlamak güç ama Llosa’nın çevresinde buna benzer hikâyelere sahip çok sayıda insan olduğunu tahmin ediyorum, dolayısıyla gerçekliği kurmacayla çok becerikli bir biçimde harmanladığını söyleyebiliriz.
En ustalıklı örneğini Yeşil Ev’de verdiği geçişken anlatıyı burada da kullanıyor, “ben” diye konuşan anlatıcımız Mayta’yı tanıyan insanlarla konuşup onun tarihinde bir kazı çalışması yaparken zaman zaman bizzat Mayta’ya dönüşüyor, onun ağzından anlatıyor, gittiği sokaklarda zaman birden değişiyor, 30 sene öncesinin karmaşasına bürünüyor, günümüzde başlayan paragraf geçmişte bitiyor. Takip etmesi belki biraz zor gelebilir ama alışınca müthiş haz veriyor, Llosa’nın okurla bu biçimde oynamasına ben zaten bayılıyorum.
Devrim nedir, devrimci kime denir, şiddet mücadelenin neresinde durur, adaleti nasıl tanımlarız, büyük halk hareketlerinde bireyi nereye koymak gerekir, ahlakın sınırları nerede başlar nerede biter gibi bir dolu kocaman soruyu da soran ve Mayta’nın hayat öyküsü üzerinden türlü yanıtlar üreten; hem anlattıkları, hem anlatma biçimiyle ziyadesiyle akılda kalıcı, lezzetli bir roman bu. Baskısı yok şu sıra ama Can Yayınları Llosa külliyatını yeniden yayınlama işine giriştiği için yakın zamanda gelecektir diye tahmin ediyorum. Arz ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Severek okudum. Aslında akıcı ilerlerken sadece bir yerde sıkılmama neden oldu. Ama elimden de bırakamadım çünkü gerçekten hikayesi, anlatımı sizi içine çekiyor. Tarzı alışılmışın dışında, zamanlar arası geçişler var. Zaman geçişleri kitabı ilk elime aldığımda okumamı zorlaştırdı ama hemen alıştım. Yazarla tanışma kitabımdı. Diğer kitaplarını da listeme aldım. Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı 2019 yılında sipariş ettim ve 1992 yılı basımı elime ulaştı. Şaşırtıcıydı. Kesinlikle kullanılmamış; jelatini bile açılmamış bir kitaptı ancak ben sevemedim. Yeni baskısı yok sanırım.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. İlk 100 sayfada yazarın üslubuna ancak alışabildim. Metin içinde sürekli geçmişe gidip gelmeler kafa karıştırıcıydı. Sonradan sevdim bu anlatış biçimini. Kitabın başlangıcı ve bitişi birbirinden çok farklıydı. Benim için ilginç bir sergüzeşt okuması oldu. Bu kitabı konusu itibarıyla (Peru'daki bir devrim denemesi anlatılıyor) pek sevemesem de yazarın diğer kitaplarını okumaya niyetliyim.