"Aklını böyle yitirmenin ne olduğunu bilmeyenler atsın bana ilk taşı. Aşktan başka yurdum yoktu artık benim."
Ne metin ama ya, ne metin. Canım Marguerite Duras'ın çok seveceğimden emin olduğum için hazzı biraz daha erteleyeyim diye bekletip durduğum kitabı Hiroşima Sevgilim'i okudum sonunda. Çok seneler önce izlediğim filmini de bunun üzerine tez zamanda yeniden izlemek istiyorum.
Normalde senaryo yahut oyun okumayı çok sevmem ama bu resmen şiir gibi yazılmış bir metin. Diyaloglar, onların arasında Duras'ın aldığı notlar, hepsi öyle lezzetli ki. Senaryonun ardına ilave edilmiş "ekler" kısmı da bir o kadar iyi.
İkinci Dünya Savaşı bitiminde Fransa'da, Nevers'te bir Alman askeri olan ilk aşkının ölümüne tanıklık etmiş olan bir kadın (adamın tabiriyle: "bir kadında bin kadınsın sanki...) ile Hiroşima'yı yaşamış bir Japon adamın birkaç günlük aşk hikâyesini okuyoruz. Kadın aktris, Hiroşima'da geçen barışa dair bir filmde (ki soruyor yazar - Hiroşima'da barış filminden başka ne çekilebilir ki, diye) rol almak üzere kente gelmiş. İşte orada tanışıyor adamla ve daha önce hiç anlatmadığı bu hikâyeyi anlatıyor. İkisi de evli, aşkları süremez ancak bu, tutkuyla sevişmelerine engel değil.
"Yılgının izlerini yılgıyla silmek" diyor yazar bir yerde - bu kitap tam da bunun hikâyesi. Herkesin belleğindeki kendi Hiroşima'ları, delirmeye en yaklaştığımız o anlar, unutmanın ne olduğunu öğrenmek, aşktan ölünmediğini bilmek, toplumsal bellekten bireysel belleğe akıttıklarımız... Küçücük bir metin ancak bu kadar kudretli olabilir. Duras'ın kısa, kesik cümleleri her zamanki gibi insanın içine içine işliyor.
Valla ne diyeyim ya. Böyle yazmak, yazabilmek... Hayranlıktan kelimelerim tükendi.
"Öldürüyorsun beni - öyle iyi geliyorsun ki bana."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Çok kalın olmamasından ve insanı sarmasından dolayı 1 günde bitirdim. Can yayınlarının çevirisine baskı kalitesine diyecek bir şey yok zaten. tavsiye ederim
İki yabancının hiroşima'da tuhaf bir aşkın içine düşmesini anlatır kitap. Unutmayı sorgular ya da unutmamayı... Karakterlerin arasında öyle konuşmalar geçer ki uçsuz bucaksız düşünmelere dalarsınız. Diyebilecek tek şey vardır: güzel bir yapıt ve ona yakışır bir film 'Hiroşima Sevgilim'