Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı
Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı
14Yorum
SERDAR BOZKURT
21.12.2016
Farklı türde roman severlere tavsiye ediyorum.
Abdullah Tosun
24.12.2008
''Hızın köleleştirdiğini anlamıştı. Yaşamdaki bütün değerli şeyler zaman istiyordu:Aşk, dostluk,düşünce, okuma, merak, bakış...sıkıştıkça us yassılaşıyor, yürek sıkışıyor, ruh daralıyordu. Ne bizim sevmeye vaktimiz vardı ne de başkalarının. Saatin yalnız köleleri olan bizler güle oynaya hiçliğe doğru koşuyorduk.''
Bu cümleler asansörde mahsur kalmadan önce, tamamen yalan düzenin, hızlı yaşayan bencil reklamcısı Charles'e ait. Daha önce hiçbir şekilde hayat üzerinde düşünme fırsatı bulamayan(!) ve gereği duymayan kahraman kendi elleriyle kendini kıstırınca o güne kadar yaşadığı hayatın anlamsızlığını ayan beyan görür.''modern hayatın katılığıyla örselenmiş ruhlarımız'' dediğinde kendisini kandırılmış hayatın sokaklarında yapayalnız bulur. Başka bir yerde,''yaşamımda büyük bir boşluk olduğunu sizden saklamayacağım:Yazgım beni bu asansöre kapatmadan önce, boyutlarından habersiz olduğum bir boşluk. Yüreğimdeki boşluk.'' diyerek bu musibeti hayra yorar, ancak sonuç onun da beklemediği bir şekilde gerçekleşir. Her şey olduğunu sandığı ve paranın gücüne taptığı dönemden rahibin, İncil'den mülhem olarak, ''Artık hiçbir şey olduğunuzda ne kadar iyi olacaksınız, bir bilseniz!'' eşiğine geldiğinde iş işten geçmek üzeredir. Romanın sonu enfes ve trajik. Uğrunda savaşmak için ''aradığında bulamadığı bir mukaddesi'' olmayan bir adamın sonu ancak bu kadar etkileyici olabilirdi.
berfuidil
Kitapkurdu
13.08.2008
çok aman aman bir kitap değil.ne olursa olsun zamanım bol diyenlere...
çağlar76
04.04.2008
çok güzel bir roman tavsiye ederim
nisannn*
27.03.2008
Öncelikle bir kitabın içeriği ve de konusuyla nasıl bu denli alakasız bir İSMİ olabilir diye fazlasıyla düşündüğümü belirtmek isterim.Kitabın bana kattıklarından ziyade aklımda hala bu unsurun kalması da fazlasıyla tuhaf...
Kitabı alıp okumaya başladığımda aslında hayal kırıklığına uğradım.Çünkü kitap 1999 da MUSTAFA ALTIOKLARIN çektiği ASANSÖR filmi ile aynı içerikteydi.Birkaç nokta hariç (kahraman kitapta bi iş görüşmesi için apartmana gelir,Altıokların filminde int.de tanıştığı bayanla buluşmak için vb)benzerlik cidden had safhadaydı.Yazarın Altıoklar'dan esinlenme yaptığını düşünmediğimden internette biraz araştırma yaptım.birkaç sinema sitesinde filmin senaryo yazarı olarak ''MUSTAFA ALTIOKLAR''ın gösterilmesine cidden şaşırdım..
Kıssadan hisse efendim;bu filmi izlediyseniz bile kitabı alın okuyun...Zira kadın/erkek ilişkilerine çok farklı bir bakış açısı hatta açıcılığıni bulmak mümkün...
eliffposta
eliffposta 12 Nisan 2010
Bu kitap bence mükemmel. şunuda söylemek isterimki bu kitap orijinalinde ilk olarak Fransa'da yayınlanmıştır. Çünkü yazarı Fransızdır. Türkçe'ye 2000 yılında çevrilmiş olması yazarın kopya çektiği anlamına gelmez. Üstelik kitabın Fransa'da yayınlanma tarihi 18 mart 1998 yılıdır. Bu durumda Mustafa Altıoklar 1999 yılında bu kitaptan etkilenerek hatta birebir kopya ederek yazmış senaryosunu. Lütfen insanları yanlış bilgilendirmeyelim. Mükemmel bir kitap. Aslını okumak isteyenler bu kitabı bu fiyata kaçırmayın.
durée
24.03.2008
Kitap, kara mizah ile yoğurulmuş...iktidar savaşı ve efendi-köle diyalektiği üzerine göndermeler mevcut. bir solukta okunabilecek kadar akıcı bir üslupla yazılmış. modern insanların içinde bulunduğu hali, acıklı biçimde tasvir ediyor. biraz klastrofobik ve acımasız buldum, ancak edebi bir eser olarak oldukça cüretkar...
ankhukukcu
Kitapkurdu
02.03.2008
Kitabı okumaya başladığımda, olayın yer aldığı tarihlerde çelişki var anlatımınıda hoş bulmadım sonuç ile ilgili bişiler tahmin edilebiliniyor. Okumaya değer bulmuyorum açıkcası
iLKeRiZm21
Kitapkurdu
29.02.2008
Kitap güzel ve heyecanlı idi fakat benim 113 ve 114. sayfaları yoktu ve son 2 sayfada yoktu.bunun dışında güzeldi kitap.
EBRU say
12.02.2008
Kitabın konusunu ve dilini çok akıcı buldum ve her sayfasını sıkılmadan okudum. Bu kitapta tek can sıkıcı şey kitabın sonunun açık olmaması ve istenilen gibi bitmemesi....Ben açıkçası kitabın şöyle kurgulanacağını düşündüm.Noel gecesi olması sebebiyle kesilecek olan şeyin bir HİNDİ olduğu ve zenci aşçıyla evin hanımının arasında yılbaşı yemekleriyle alakalı geçen konuşmaları asansörde maruz kalan kişinin kendi üstüne alındığı ve kendisinin bir yılbaşı yemeği haline getirmeyi hedeflediklerini düşünmesiydi.Halbuki konuşmalar sadece bir Noel hindisi üzerine olmasıydı. Bu ayrıntıyla ilgili açıklama kitapta yer almıyor...Acaba asansörde kalan kişi boştan yere mi intihar etti.Gerçekten Noel yemeği bir hindiden mi ibaretti. Ayrıntıları ben kaçırmış olabilirim .Bu konuda ayrıntı bilgileri yakalayan kişiler yorum yazabilir mi lütfen…
beliveornotbelive
Kitapkurdu
25.01.2008
Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı'nı severek ve bir solukta okudum... İçeriğinden fazla söz ederek o heyecanı ve sürükleyici üslubu bozmak istemiyorum.... "Özgürlük-Tutsaklık", "Köle-Efendi" ve sürprizli sonu...
kursat1071
Kitapkurdu
07.05.2007
Sıkıcı olmak bir yana bir nefeste okunup bitirilebilecek kadar akıcı ve özgün. İşlediği konu itbariyle modern insanın sadece kariyer bağımlılığını ve bu bağımlılıkla ıskalamış olduğu gündelik yaşamın mutluluklarını değil,aynı zamanda bastırılmış duygular ve gerçekleştirilememiş tutkuların altında ezilen bir apartmanın sakinleri üzerinden, o'nun ne tür patalojik savruluşlar yaşayabileceğinide bir gerilim romanı kurgusuyla sunmaktadır.
okp805
18.11.2006
kitap cagimizin hastaligi 'ne icin yasadigini unutma' ya deva onermiyor ama bize hasta oldugumuzu cek net bir sekilde gosteriyor... 'ben ne icin yasadigimi biliyorum' diyorsaniz ve cvbiniz 'daha zengin olmak, daha guclu olmak daha cok para kazanip mutlu olmak' gibi herkesin soyledigi zirvalardansa size bu kitap sizin icin yazilmis derim hasta insan... kitap diger yorumunda soyledigi gibi akici munzur bir uslupla gidiyor ve bi cirpida bitiyo zaten cok sayfali supruntu kitaplardan da degil ama buna karsin vermek istedigimesajin altinda eziliyor gibi geldi bana biraz belki konunun onemli olusundandir... siddetle tavsiye edilir enfeksiyonu kapmis bizlere... (okp)
kaanCcC
11.10.2006
eğer sizde sevdiğiniz şeylerin değerini kaybettiğinizden sonra anlıyorsanız size salık verebileceğim bir kitap. ama ne yazıkki insanlar hep aynı konuyu "özgürlüğü ve özgürlüğü " ne kadar sevdiklerii anlatmaktan bıkmayacaklar. üstelik bu kadar sevimsiz bir dille. ben uzak durun derim ama tabiki karar sizin...
Joseph K.
Kitapkurdu
03.08.2006
Yıtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı kitabı fazlasıyla severek okuduğum bir kitap. İlk dikkat çeken şey anlatımın özgünlüğü, akıcılığı...Ve bu akıcılığın içine modern bireyin eleştirisi çok başarılı bir şekilde yedirilmiş...Ayrıca bu roman "vahşi oyunlar" isimli filmin esin kaynağı olmuştur; hatta mustafa altıoklar'ın yönetmenliğini yaptığı "asansör" filminin de aynı şekilde bu kitaptan esinlendiği söylenebilir...Son olarak kitabın birincil tercihim olduğunu ve bir solukta okunacak bu romanı herkese tavsiye ettiğimi belirtmeliyim...