"Fuentes'in dünyasında gövdenin temel bir işlevi vardır. Soğuk, sıcak, insanın sabrını tüketen cinsel istek, yorgunluk, hemen bastırılmayı bekleyen doğrudan ve aceleci duygular ve en ince, en karmaşık olanlar: istek ve hayal, coşku ve yanılsama alaşımları, yanlışları, sezgileri... Cinsel duygu ve onun azgın yoldaşı imgelem en başta gelir. Fuentes için kadın ve erkek yalnızca arzunun iki basit izdüşümü değil, suç ortağı ve düşmanlarıdır. Hayalet, gövdeden daha az gerçek değildir, hayalet canlanır; ona dokunuruz, o da bize dokunur - bizi yırtar. Gövde gerçektir ve bize verdiği açımlama, hayvansal ya da tanrısal, insanlık dışıdır: Bizi bizden koparır, bir başka, daha bütün bir hayatın ya da ölümün kucağına atar. Gövdeler, duyarlı hiyerogliflerdir. Her gövde bir erotik eğretilemedir ve bütün eğretilemelerin anlamı hep aynıdır: ölüm."
Bu uzun pasaj, Octavio Paz'ın Fuentes'in öykü derlemesi "Körlerin Şarkısı"na yazdığı leziz sunuş metninden. Şöyle devam ediyor Paz: "Erotizm, dehşetten ayrılamaz ve Fuentes dehşette kendini aşar: erotik ve grotesk." Ne zaman Fuentes'in adı geçse ağzımdan çıkan "bence en güzel, en gerçek, en tutkulu sevişmeleri o yazıyor" cümlesinin temellendirmesi gibi; benim ifade edebileceğimin 10 katı daha güzel ifade ettiği ve Fuentes edebiyatının tenle ilişkisini müthiş şekilde tanımladığı için bu cümleler burada dursun istiyorum.
Fuentes'in erken dönem öyküleri ile ünlü novellası Aura'yı içeren Körlerin Şarkısı'nı çok sevmiş olmama şaşıracağınızı sanmıyorum. Aura'yı ayırmak isterim - diğer öykülerden farklı ve çok, çok daha güçlü. (Aura'yı ayrı bir kitap olarak da basmıştı Can Yayınları bu arada.) Mistik, gizemli Aura'da bildiğimiz, tanıdığımız, epik metinler ustası Fuentes'in izlerini görmek mümkün, diğer öyküler ise biraz daha sakin ve Fuentes'in alıştığım tarzının görece dışındalar. Ama nasıl kuvvetli metinler hepsi, nasıl. Ben Fuentes'in tüm eserlerinde baş kahramanın Meksika olduğunu düşünürüm hep, burada da öyle. Bu insanın içine işleyen tuhaf, sarsıcı öykülerin de hepsinin arkasına yerleşmiş bir Meksika fikri var.
Unutmaya, aşka, ölüme, gizlere, saplantıya, arzuya dair enfes öyküler hepsi. Canım Fuentes. Canım.
Kitabın ilk hikayesi Aura'dır. Zaten o hikayeyi okuduktan sonra diğerlerini de okumak isteyeceksiniz; başarılı hikayelerin yer aldığı güzel bir kitaptır.