kızıl ada
“Dünyada ciddiye aldığım yegâne iş budur(resim). Sırf bu yüzden resim yaparak geçinmek istemiyorum. Çünkü o zaman kendi istediğimi değil, benden istenileni yapmaya mecbur olacağım. Asla! Vücudumu pazara çıkarmayı tercih ederim. Çünkü bence onun bir önemi yok.” satırlarıyla beynime kazınmış, çok çok özel bir roman... Kırılmış, güvenini, inancını kaybetmiş bir kadın için kalbini yeniden birisine vermek ne kadar zor! Hatta bedenini vermekten bile zor...
Sıradışı, sarsıcı bir aşk hikâyesi... Uzun zaman etkisinden kurtulamıyor insan. Altını çizmekten ya da bir kenara not düşmekten kendinizi alamadığınız tespitler de cabası... Bana kalırsa Türk edebiyatının en iyi eserlerinden biri. Üzerine söylenebilecek çok fazla söz, alıntı yapılabilecek çok fazla cümle var kitaptan aklımda kalan. Sahiden Sabahattin Ali’nin erken ölümünün Türk edebiyatı için ne derece acı bir kayıp olduğunu düşünmeden edemiyor insan. Mutlaka okuyun!