Necmi Çoban
Satranç çağlar öncesinde ortaya çıkmış ve o günden bu yana insanları meşgul etmiş bir oyun. Oynayanların tutkunu olduğu bu zeka savaşını kendine konu olarak seçen yazar hikayesine de kahramanları iki değişik uçtan seçmiş. Bir tanesi hiç bir işe yaramaz gözüyle bakılan bir kimsesiz; diğeri ise 1 yıl kadar gözetim altında yalnızlıkla baş başa bırakılan ve oradaki günlerini körleme satranç oynayarak tüketen bir Avusturya göçmeni. Bir raslantı sonucu aynı gemi ile yolculuk yapan bu iki çok farklı insanı bir şey birleştirir : Satranç. Aslında oyun bir iş adamı ve taraftarları ile dünya şampiyonu olmuş Czentovic arasında oynanırken Dr B.'nin onları görüp olaya müdahalesi ile başlar. Ama Dr. B'nin gözetim altındaki günlerinde zihninden kendi kendine oynadığı satranç maçları psikolojisini bozmuş ve ağır bir depresyon geçirmiştir. Şampiyonu yenerek rövanşı kabul etmesi ile bu hastalığı tekrarlar gibi olsa da son anda bundan kendini kurtarmasını bilir. Muhteşem bir kurgu ile akıcılığın karışımı güzel bir eser. Sıcak yaz günlerinde içinizdeki susuzluğu arttıracak bir çalışma. Küük hacimli bu kitabın okunması şiddetle tavsiye edilir.