Başkasının Günahına Ağlayan Adam
Başkasının Günahına Ağlayan Adam Ürüne Git
kalemimin ucu
Ben Vakkasoğlu'nun başka kitaplarını okuyup, sohbetine de katılmıştım. Ama bu kitabı okuduktan sonra Vakkasoğlu'nu çok yanlış tanıdığımı düşünmeye başladım. Bu kitapta Bediüzzaman öyle bir övülüyor, öyle bir anlatılıyor ki, sevgili Peygamberimiz için bile böyle övgüye rastlamadım desem yeridir. Kitabın bir yerinde şöyle deniyor: "Bediüzzaman, iman ve ahlak krizinin en kara ve karanlık bir anında sunuldu insanlığa." Allah aşkına söyler misiniz, bu ne demek?
Kitabın değişik yerlerinde, hiç bir şekilde hediye almadığı belirtiliyor. Halbuki sevgili Peygamberimiz (s.a.v) "Hediyeleşin ki, sevişesiniz" diye buyuruyor. Bu ne muazzam çelişkidir?.. Yine kestiği ağaçlarla fırınını yakan bir fırıncıya, "ağaçları kesip fırıncılık yapma. Fırıncılığı bırak, ben sana dua ederim, Allah(c.c) sana rızık verir" diyor. Bu ne akıl, ne keramettir böyle?
Ayrıca Isparta'nın Sav Köyünde köylüler Bediüzzaman'ın eserlerini elle yazıp 500 bin adete çıkarmışlarmış! Bu kadarına da pes doğrusu! Kitapta daha bunlara benzer akıl uçuklatacak neler var neler. Genç beyinleri yıkayıp, herkesin malumu olan cemaate eleman kazandırmak için yazılmış bir propaganda kitabı olarak görüyorum.