kılapılaşu
kitabın sonunda şevket süreyyanın bir zühd hayatına yönelmesini ya da yılmaz erdoğan gibi çiftlik kurmasını beklemiştim, olmamış ama yakınından geçmiş. ankaranın şimdiki ilçe ve semtlerinin tasvirleri özellikle çok iyidi. hollywood'un "give me a purpose" tabirinin anlam ve önemini kitapta ziyadesiyle anlıyoruz. yine de yazar bolşevik döneminde kendi yapıp ettiklerine ve fikri serüvenine biraz az yer vermiş gibi, sanki gizlediği hususlar var gibi geldi. 100 temel arasında olmayı hak ediyor ama mümkünse biraz büyük yaşta okumakta fayda var.