esma yalın
'Gülsüm yüzünün boyalarını yıkamış, ahaliden kimsenin kendisini tanımaması için bir siyah mantoya bürünmüştü.Koridorun karanlığında <Hanımefendiciğim, hanımefendiciğim...> diye boğula boğula ağlıyor, yerlere kapanarak Nadide Hanımın dizlerini öpüyordu.Biraz evvel sahneden ahali ile konuşan şımarık kantocu kimbilir hangi tesirler altında eski, mütevazı, zelil ahretlik olmuştu.' <br />Mübalağılı bir dille yazılmış olsa da REşat Nurinin bir başka sürükleyici eseri daha ...