saidziya
Eğer “reenkarnasyon” olsaydı ve önce “Altıncı Şehir”i okusaydı, merhum “Tanpınar” “Beş Şehir”i kaleme alır mıydı bilmiyorum. Müellif, edebi tasvirin çıtasını öyle bir yere koymuş ki; bırakın nitelikli yeni eserler vermeyi, çıtayı görebilene aşk olsun. Kitabın, okuyucuya “bunu ben de yaşadım ama, ancak bu kadar güzel kaleme alınabilirdi” dedirten bölümleri; Hayatı boyunca Sivas’a gitmemiş (ben otogarını gördüğüm için şanslı sayılırım) kişilerin dahi “kendini aşina” hissedeceği “sahneleri” var. Okuduktan sonra, (varsa) mahallenizdeki şarhoşa bile sempati duymaya başlıyorsunuz. Müellifin diğer eserlerini okuyup Altıncı Şehir’i okumayanlar varsa hala; onlar “müellifin beynini keşfetmiş ama kalbinden bihaber” bedbahtlardır. Ve haddim olmayarak son tavsiye: MEB’ nın tavsiye listesine ilave; Yüzbirinci Temel Eser.