muharrirane
Bu kitaptaki öyküleri (Acaba öykü dememiz haksızlık olmaz mı diye düşünerek [ çünkü bu kitabın her satırında yazarın ıstırabını duymamak için sağır; gün yüzüne çıkarmak için didindiği gerçekleri görmemek için kör olmak lazım gelir] öykü diyebiliyorum.) okurken eski dönem insanların yaşamına dair bir türlü önleyemediğim bir merak duygusu hissettim. Böyle bir kentin olup olmadığını araştırma duyusu, yazarın müthiş kurgu yeteneğine duyulan hayranlıkla karışıp tekrar tekrar eseri okuma iştiyakına gark etti beni.
Uzun zamandır böyle bir eser okumamıştım. Ve bu kitabın esrarını çözünceye dek elimden bırakacağımı da sanmıyorum.
Edebiyatın sıkıcı yazarlarından sıkılanlara şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitaptır, Ali Ayçil'in sağlam tekniği ve kusursuz üslubuyla abideleştirdiği "Sur Kenti Hikayeleri"