muharrirane
Sezai Karakoç,
"Çağın geçer akçe konuları dururken / Bu ateşten işe giriştin, neden?" sorusunu kendine sormuş ve bu kuşkunun bu kitabın şairini yediğini söylemiştir.
Bu eski hikayeyi -üstelik en güzel örnekleri yazılmışken- yeniden yazmak çağdaş şiirin söylemi ile yeniden kaleme almak sarp bir yola vurmaktır.
Ayrıca Sezai Karakoç içlilikte Fuzuli'den, hayalde Nizami'den ve derinlikte Cami'den daha güzel yazamayacağını belirtir.
Tabii ki tüm bunlar olgun bir şairin gösterdiği alçak gönüllülüktür. Bu efsaneyi modern şiirin sularında yüzdürme gayretinden ve üstün başarısından ötürü şairi kutlamak gerektiği kanaatindeyim.
Leyla ile Mecnun'u bir de Sezai Bey'den dinlemelisiniz.