asina
"kör ölür badem gözlü olur" demiş atalarımız. geçmişin iyi yönlerini alıp ondan övgüyle siz etmek kolaycılık değil mi? (tabii tek yönlü bakıp sadece kötülemek de kolaycılıktır.) Kuyucu murat paşaları, iktidar kavgalarını, devletin bekası için yutturmacası altında yapılan kardeş katliamları, saray entrikaları, yedikule zindanları, genç osmana yapılan eziyet, gariban halkın ağalar elinde ezilmsi... daha sayamayacağım bir sürü yanlışlıklar zulümler var. herkes sadece yapılan savaşları kazanılan zaferleri görüyor. kanuninin fransızlara vediği imtiyazlarla ülkenin batı tarafından sömürülmesinin önünün açılmış olabileceğini düşünmüyor. mustafa babası tarafından öldürtülmeseydi tarih elbette farklı olacaktı. onu burada tartışmak yersiz; ama bu büyük padişah neden entrikalara boyun eğiyor ve sağlıklı karar veremiyor. durumu, devletin bekası açısından değerlendirmek ve haklıya hakkını teslim etmek yerine bir kadının ihtraslarına devletin geleceğini satıyor?
geçmişin iyilerini gün yüzüne çıkarıp günümüzün hatalarını ve eksiklerini yazmak yapılanları karalamay çalışmak kime hizmet acaba?
yapmamız gereken sadece övünmek mi yoksa sahip olduğumuz değerlerin kıymetni bilerek bu insanları ve ülkeyi geleceğe taşımak mı? önce önümüze bakalım. yarınlar için neler yapabiririz? düşünelim biraz.