Cenan
İstanbul Kitap Fuarı etkinliğinde Metis standında bir beyefendinin tavsiyesiyle iki yıl önce satın aldığım, okumaya başladığımda elimden bırakamadığım, çeşitli aralıklarla gerek e-posta yoluyla gerek sosyal medyadan Metis Yayınevi'ni sapık gibi taciz edip ikinci kitap Tanrının Çocukları'nı çevirmeleri için adeta yalvardığım muazzam bir bilim kurgu-distopya. Her üç sayfada altı çizilecek bir tasvir, bir analiz bulmanız işten bile değil. İki senenin ardından bu kitabı yeniden okudum. Daha önceden okuduğum ve ana hatlarını bildiğim halde sanki ilk defa okuyormuşçasına sürükleyiciydi bu kitap. Yazarın hayal gücü eğitimi, tecrübesi ve kültürel birikimiyle o kadar güzel harmanlanmış ki yazılan hiçbir şey olamazmış gibi gelmiyor. Bilim kurgu olsa da eserin ayakları yere oldukça sağlam basıyor. Bu kadar muazzam bir eser olmasına rağmen bu kadar az bilinmesi gerçekten üzücü. Dilimize kazandırdıkları için Metis'e minnettarım. Şimdi sırada maceranın devamı, Tanrının Çocukları var.