Parya'
Türk İnsanı 1.Dünya Savaşı’nda âdeta tüm dünyayla giriştiği mücadelede destan yazdı,kahramandı yine kahraman oldu.Bunları hissettirmesi,hatırlatması yani tarihin işlevini yerine getirip ders vermesi açısından eseri önemli buluyorum.Şu da eklenmeli; yazarın “Floransa ne kadar bizden değilse, Kudüs de o kadar bizim değildi”gibi sadece biri olan bazı çıkarımlarını ve kinayeli konuşmalarını yalnız yazarın kendisine ait görüşler olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.Türk’ün Medine,Kudüs ve Halep ile bağlantısını hudut,ırk vb. kavramlara indirgeyen bir bakışa o zaman neden batılılaşma, batı bizim neyimiz olur diye sorulması gerekir. Batılılaşma adına tüm değerleri iptal eden zihniyete Cemil Meriç’in bir sözünü hatırlatıyorum:“Ağaç köküyle yaşar,insan da öyle.Bizse maziden koptuk, istikbale bağlanamadık.Türkiye bütün kütüphaneleri yakılan,bütün mazisi imha edilen,600 yılı cerrahi bir ameliyatla içtimai uzviyetinden koparılıp atılan bedbaht bir ülke.Oysa milletin ana vasfı devamlılık”