celest
Bu kitap diğer eleştirilerde de belirtildiği gibi Tılsım'ın bir devamı niteliğinde olsa da bence aslında farklı bir açıdan bakmak da lazım. O açı da Kara Kule. Evet Kara Ev'de yapılan Kara Kule atıfları o kdar net ki insanın içindeki o özlemi oldukça canlandırıyor. Her Kara Kule kitabından sonra bir diğerinin çıkmasını uzunca bir süre hevesle beklemiş, her kitabevine girişimde acaba yeni Kara Kule çıkmış mı diye ümitlenen biri olarak Kara ev' de verilen ipuçlarından ağzımın suyu aktı diyebilirim. Aslında konu; herşeyin çevresinde döndüğü kara kulenin peşinden koşan gerçek kahramanlar Roland ve arkadaşlarının verdikleri mücadelenin kıyısında yaşanan bir yan olay. Roland' ın yaptıklarının veya yapmaya çalışacaklarının yanında önemsiz gibi kalsa da kendi çapında Jack Sawyer'ın hayatını oldukça etkileyecek olaylar söz konusu. Tılsım'ı okuyup ondaki masal havasını kendini kaptıranlar bu kitapta da aynı duyguları yaşayacaklarını düşünmesinler. Biraz dehşet, biraz gerilim biraz da klasik seri cinayet unsurları ile süslenmiş, kimi zaman Uykusuzluk' taki tafdı veren (yani sıradan insanların bulaştığı büyük sorumluluklar gibi) oldukça muhteşem bir King hikayesi. Aslında Staub' un da hakkını yememek lazım. Bu hikayeyi (Her ne kadar konunun aslı King' in dünyası üzerine kurulmuş olsa da) bu derece okunması hoş bir hale getirenin onun ince kalemi olduğunu düşünüyorum.