muratdereli
Kitapkurdu
Aslında kitabı okumaya başladığımda hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Bitmek tükenmek bilmeyen,sonu gelmeyen, 8-9 satırlık cümleler okuyucuyu oldukça sıkıyor.Yalnız bu romanın başlarında böyle. Ya da daha sonra bu cümlelere alıştım mı nedir pek birşey fark edemedim.Roman dar bir mekanda geçiyor.Romanın kahramanları Aydan, Haluk ve Cem. Bu üç kahramanda da ortak tek özellik var o da maneviyat duygularından oldukça yoksun olmaları.Kocası Haluk'ta bulmadıklarını sevgilisi Cem'de arayan Aydan manevi bir boşluk içerisinde, sonu hırsızlıkla biten olaylara kadar sürükleniyor. Günah duygusundan yoksun, hiçbir sınır tanımayan Aydan'ın tam da sonu geldi derken kocası Haluk tarafından affedilmesi (daha doğrusu affedilmeyip Haluk'un ilişkilerini bir daha denemek istemesi) gerçekten de çok ilginç.Gerçek hayatta da böyle insanların var olduğunu düşünmek bile insanın midesini yeterince bulandırıyor.Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim,kitabın arka kapağında yazan "Bu kitabı okuduktan sonra hayatınıza ve ilişkilerinize bir kez daha bakacak, hepsinin size şimdi daha değişik göründüğünü fark edeceksiniz" cümlesi hayli ilgimi çekti ve kitabı okuduktan sonra hayatıma ve ilişkime bir kez daha bakmadım. Onlar bana hiç te değişik görünmediler. Sığınacak bir dal arayanların, yanlış dala tutunmaları ne kadar kötü!