labit
Kitapkurdu
karman çorman bir kitap. girişte yazarın yaptığı bir çeviriyi daha doğrusu çeviriden çok yazarın yaptığı dipnot şeklindeki yorumlarını okuyoruz, sonra şahsi kanaatimce borgesi borgesçe, kafkayı kafkaca anlattığı öykülerini, sonra senaryo şeklinde yazılmış sahaf, genç adam ve genç kadın diyalogları ile metamorfozu okuduk ve bitti. kitabın en vurucu cümlesiyle bitiriyorum: "birileriyle paylaşmak için değil, kendi kendine çoğalmak için daha çok okumalısın"