watermelon
Kitapkurdu
Benim için başlıbaşına ayrı bir yeri olan bu romanı eleştirmek için niçin bu kadar uzun süre bekledim bilmiyorum. Kısmet bugüneymiş...
30. Baskısını almıştım. Bitirmeden bırakmamıştım elimde. O günden bu yana, kitaplığımı her yoklayışımda, bu kitabı görüyor, içinden bir sayfa açınca, kitabı sonuna kadar okumadan elimden bırakmıyorum...
Belki sekiz defa okudum. Tamam, bana belki aptal diyeceksiniz ama beni kolumdan tutup, sahra rüzgârlarına götüren başka birşey yok ki...
Kitap hakkında bazı alâkasız yorumlar var, yok "insanın bir ideali olmalıymış" yok "azmin sonu başarıymış" yok "asıl hazineyi uzakta aramamak gerekir, gerçek hazine yanı başımızdaymış" falan... Belki kişisel menkibe kısmı biraz kayda değer ama kitabı asıl çekici kılan şey, kitabın ortamı... Coelho'nun o mükemmel üslubu (nedense sadece bu roman için geçerli bir üslup!)... Bence kitabı çekici kılan şey çöl! Rüzgârda uçuşan sahara kumları... Yoksa hikâyenin aynısını mesnevîden de bulabilirsiniz. Ama orda yazan hikâyede Fatıma yok... Böylesine çekici bir çöl yok... Böylesine bir aşk yok... Kitap, bir çok "Dünya klasiği" diye adlandırdığımız kitapları bile geride bırakan gerçek bir klasik...
Hoşçakalın...