KY-138843
Taha Akyol’un kitabına verdiği isim, 550 sayfa boyunca okuyucuya neler anlatacağına dair özet bir cümle aslında. Bu güne kadar Atatürk hakkında ya da Milli Mücadele dönemi hakkında birçok kitap okudum. Ancak Taha Akyol’un bu eseri, okuduğum tüm Atatürk ve Milli Mücadele konulu kitapların yanında müstesna bir yere sahip oldu diyebilirim. Tarafsız ve ideolojik bakış açısından sıyrılarak, Atatürk’ün Osmanlı’nın çöküş yıllarındaki ve genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edilmesi sürecini de içine alan siyasi görüşleri, politikaları, yanlışları ve doğruları ile dönemine güneş gibi ışık tutan çok değerli bir eser. Kitabı okurken o günün şartlarında Milli mücadele için silah yardımını sağlamak adına komşu Rusya ve Bolşevik devrimine övgüler düzen bir Atatürk politikası, Hilafetin İslam devletlerini davamıza destek olmaları için kullandığı Halife yanlısı ve İslami terimlerle yüklü politikası. Milli mücadelenin kazanımından sonra laik Cumhuriyet’in temellerini atmak adına Doğu’dan yönünü Batı’ya çevirmiş bir Atatürk politikası. Çok sesliliğe prim tanımadığı Takriri Sükûn kanunu, İstiklal mahkemeleri ile en yakın silah arkadaşları ile bile görüş ayrılıklarını yaşadığı ve ülkede büyük baskı ve sansür dönemindeki politikası. Tüm bu detaylar bize Ama Hangi Atatürk sorusunu sorduruyor. Bugün her kesimin kendi fikrine alet ettiği Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi görüşünü o günün şartlarında değerlendiren bu eseri herkese tavsiye ederim. Özellikle Kurtuluş savaşı sonrası yaşanan Lozan anlaşmasına ve buradaki diplomatik hatalara geniş yer veren eser aynı zamanda çok iyi bir Lozan kaynağı olacaktır diye düşünüyorum. Kitabın her satırı dolu dolu. Muhakkak okumalısınız.