KY-5796
Gazeteci-yazar olarak tanıtılan yazarları,sırf gazteciliği yazarlıklarının önünde gördükleri/gösterdikleri için kuşkuyla karşılasam da Beşir Ayvazoğlu gibi yılların çalışkanı ve başarılısı olmuş bir insana bu nedeni öncelediği için kızamam.Bu,ona özel bir torpil sayılmamalı.Gazeteciliğini mecburi olarak yapar.Kitlelere ulaşmada en geçerli yol gazete olduğundan,işinin başına "kültür" sıfatını ekleyerek yapar bunu.Derdi gazetecilik değildir demek ki.İşte yıllarını adadığı gazetelerde muhtelif zaman ve vesilelerle yazdıklarını (87-97 yılları)topladığı kitabında, bu kültür hizmetini yerine getirmiştir.İlk bakışta aktüalitesi kaybolmuş konular olarak görünürse de yazılarda bugünü ilgilendiren ipuçları bulmak mümkün.Hatta bir yazar, bir şair, bir konu ve olayla ilgili bugün söylenmesi gerekenleri söylemeştir o yıllarda.Kitaplara isim vermedeki seçiciliğini her fırsatta tekrarlayacağım Ayvazoğlu'nu "Altı Çizili Satırlar"da vurgulamak,eserlerine sıradanlık atfetmenin affedilmek yanlışını dikkat çekmekten aciliyet kazanır.