Atilla Karaman
Hükümranlığını kan üzerine kuran ve etkisi yüzyıllarca unutulamayan Yesügey'in oğlu Temuçin'in (Cengiz Han) yaşamını yarı biyografi yarı hikayemsi tarzda ele alan oryantalist Harold Lamb'ın bu eseri tezatlar üzerine kurulu. Lamb'ın kendi hayatındaki zorlukların bir bileşkesi eserinin içine nüfuz ettiğini okuyucu hemen farkedebilecektir. Uzun süre engelli olması nedeniyle insanlardan uzak kalan Lamb, kendi mantık çerçevesindeki Cengiz Han'ı bize sunmuş. Ne yazık ki Cengiz Han'ın hayatı hakkında Moğol kaynaklarından değil çağdaşı olan düşmanlarından onun hakkında bilgiler alabilmekteyiz. Kitabın çevirisinin sürükleyici bir üslupta olmasına rağmen iyi bir tashihten geçmediği için çok iyi olmadığını okuyucular göreceklerdir. Mantık çerçevesinde okuyucuya Cengiz Han'ı "Genellikle merhametliydi" ifadesiyle ortaya koyan Lamb, bir sonraki cümlesinde "Fetihlerini tamamına erdirmek için tam bir gazapla hareket ederdi" gibi bir ifadeyle ortaya çıkıp bir kan şölenini tasvirden de kaçınmamakta. Ara sıra göz göze gelebileceğiniz kronolojik hatalar çeviriden mi yoksa yazardan mı kaynaklandığını tam oalrak anlayamasak da olay örgüsünden kopmamak için okuyucunun yoğun bir çaba içinde olması kaçınılmaz hale geliyor. EK'ler kısmı ise eseri belki de kurtaran kısmı. Lamb'ı tamamen suçlamamak lazım; sebebi ise malum "Tarih yapıp tarih yazamadıysanız subjetifliğe illa ki mahkum olursunuz."