KY-138843
Çanakkale Mahşeri’nde Mehmet Niyazi 542 sayfa süresince bu kutsal savaştaki mahşeri anlatmış okuyucuya. Ben kitabın konusuna ve işleyişine dair bir eleştiri getiremem. Ancak Çanakkale’de yaşanan her olay başlı başına roman olabilecek bir zenginliğe sahip. Eğer bu kutsal savaş romanlaştırılacaksa çok daha zengin bir kurgu ile romanlaştırılmalı. Bugüne kadar bunu bekledim. Ve maalesef Sayın Niyazi’nin bu eserinde de bu zengin kurguyu göremedim. Örneğin Nusret mayın gemisinin savaşın gidişatı ile ilgili çok büyük öneme sahip torpido operasyonu bir iki sayfada bitmemeli. Eser baştan sona tüm savaşta iki cephenin de stratejilerini ayrıntılı anlatarak romanlaşmış. Birde çok rahatsız olduğum konu Anafartalar cephesine tayin olan Mustafa Kemal Atatürk’ün bir iki paragraf dışında hiç söz konusu edilmemesi. Eğer kitap salt Mehmetçik üzerinden yazılsaydı bunu anlayabilirdim. Ama Esat Paşa başta olmak üzere diğer cephe komutanları, İngiliz komutanlar kitap boyunca aktif olarak yer alırken Atatürk’ün es geçilmesinin altında art niyet arıyorum. Ve bu samimiyetsizliği sevmiyor, bu kadar kutsal bir savaş kitaplaştırılırken ideolojik yaklaşımlarla kalemine yön veren yazarlardan da hazzetmiyorum. Kitap emek verilmiş bir eser olup roman anlamında bana göre hiçte başarılı olamamış.