volkan.
Kitapkurdu
Yıllar önce okumuştum. 1984'ün baskıcı ve tahakkümcü ütopya tasvirini mikro açıdan da olsa yakinen tecrübe etmiş biriyim. Zamanında patronumuz iş yerinde kameraların başına geçip çalışanlarını seyrederdi. Bunu işi savsaklamasınlar diye yapardı. Yardımcısı ise bu durumu bize aktarır uyarılarda bulunur ve disiplinli çalışmamızı söylerdi. İzlendiğimizi bildiğimizden hataya düşmemek ve patrona göre yanlış olarak tanımlanan şeyleri yapmamak için mücadele ederdik. O halet-i ruhiye içinde 1984'ün topluma ve bizlere çokta yabancı ve uzak olmadığını net bir şekilde anlamıştım.