FIGCEL
14 yaşındayken babasının ölümüyle köyünden ayrılıp yaşamlarını sürdürmek için amcasının yanına , İsfahan'a gelen yoksul bir köylü kızı ile annesinin hikayesi anlatılıyor "çiçeklerin kanı" nda...
Daha köyündeyken çok güzel halılar dokuyan bu küçük kız, Şah'ın gözde halı dokuma ustalarından olan amcasından, halı dokuma ve desenler üzerine çok şey öğrenir. Bu öğrendikleri ve dokuduğu halılar onun tek dayanağı olurken, mecbur kaldığı muta nikahından ve romanda iliklerinize kadar hissedeceğiniz yoksulluktan da tek çıkış/kaçış yolu olacaktır.

Her bir ilmekteki emek ve halıyı ayrıcalıklı yapan desenler o kadar ince ince anlatılmış ki, bana kitabın her bir kelimesi de bir irmek, olay örgüsüde eşsiz bir desen gibi geldi... Kitap başlı başına nadide bir halı gibi işlenmiş... Zevkle okuyacağınıza inadığım sürükleyici bir kitap....