221Bbakerstreet
19. yy'da da 21. yy'da da; yalakalıktan, makam mevki için alkış tutmaktan ve güçlülerin yanında boy göstermekten uzak durmaya çalışan "aydınlar"ın bir hastalığı mıdır kendi yeraltına çekilmek? Yoksa yazarın da sıkça bahsettiği "kendini diğerlerinden yüksek görme"nin bir etkisi midir bu istek? "İnsan kendi kendine tamamıyla samimi olabilir mi?" sorusu etrafında çevrelenmiş olan eserin baştaki felsefi düşünceleri bana biraz ağır gelse de ilerleyen sayfalarda ciddi manada dikkatimi celbetti. İnsanın kendi kendine bile söylemeye çekindiği şeylerin yazıya dökülmüş olması -hele ki o çağlarda- alışılmış bir şey değil. Kaç kere okunmalı bilemem ama kendini sorguya çekmek isteyenler tarafından en az bir kez okunmalı.