SEPELER
Üstat
doyumsuzluğumuzu, hırsımızı, çoğumuzun saygı duyduğu tek şeyin cebimizde ikiye katladığımız kağıt parçası olduğunu, tüm hayatımızı kolumuzdaki yuvarlak metale bakarak hep biryerlere birşeylere yetişme çabasında olduğumuzu, düşündüğümüzü çokça düşündüğümüzü ve bu düşüncelerin bizi mutsuzluğa sürükleyerek gözlerimizde oluşturduğu o büyük karanlığı ve umutsuzluğu kendi bakış açısıyla anlatıyor.