KY-230877
bir hikayecinin roman tekniği hakkında ciddi sıkıntıları vardır. hele cihan aktaş gibi nitelikli hikayeciler romanın okuru biraz ferahlatan molalarını, fazla düşünsel ve problematik olmadan yapıyı oluşturma tekniğini ihmal ederler. uzun romana gereken kısa ve fazla yüklü olmayan cümlelerdir. kısa öyküleri de kinayeli ve yüklü cümleler teşkil eder. ama cihan aktaş aynı yoğun öykülemeciliği romanda da terk etmiyor. zor okunuyor. elbette bunlar teknik şeyler ve teknik romanda biz türk okuru için her şey demek değil henüz.

aktaş, müslüman kadını hatasıyla günahıyla sevabıyla haklılığıyla ortaya koyma azminde. bunda da çok başarılı çünkü eserlerinin otobiyografik bir temeli var. bu romanda, önceki romanında olduğu gibi samimiyet ve gerektiğinde soğukkanlı tahliller yapabilme cihan aktaşın en büyük gücü olarak öne çıkıyor.