Bolokur
Reşat Nuri ve çağdaşlarının eserlerini yazıldığı ortama ve hayat görüşüne göre düşünmeye çalışmak ve o şekilde özümsemek,mantığını kavramak en önemli olaydır.Yoksa günümüze göre düşündüğümüzde aynı,dizidekilere şaşmadığımız gibi,şimdi de böyle olan ailelerin varlığından şüphe duymuyoruz.
Kitapta her şey daha çabuk geçiyor.Reşat Nuri bunu kendi gününün edebi ölçütlerine göre yazarken,bir roman olarak yazmış olsa da bir uzun hikaye görüyorum ben burada.Daha detaya girilebilir,daha çok örnekler ve dialoglarla zenginleşebilirdi;fakat o zamanların yazarlarının önlerinde ne kadar az örnek ve yayınlatabilme şansı varsa bu o kadar zor olacaktır.Üstelik bu romanların tefrika halinde okuyucuya ulaştırıldığını düşünürsek daha iyi kavrarız durumu.
Yaprak Dökümü çağdaş bir romandır,günceli yakalamaya hep devam edecektir;bu da klasik bir eser olarak sayılmasının en büyük kanıtı değil midir?