KY-39124
"Seni sevmek direnmektir sevgili...Güçsüz olanı acımasızca yok eden bu kentin hoyratlığına ve senin için,artık inanmaktan çoktan vazgeçtiğin,yaşadığın hayalkırıklıklarıyla çok uzun zamandır kaybettiğin o aşk duygusunun gerçekliğinin canlı ispatı olmaya direnmekti.Kalbine inançla aşk tohumları ekmekti seni sevmek.Sevmek,o yitirdiğin aşk şarkısı adına sana umut vermekti."
Cezmi Ersöz eserde mektuplara yer veriyor.Mektuplar iki insanın birbirine duygularını en yalın biçimde itirafları ile başlıyor,daha sonra kişilerin kendi kendilerine itiraflarına dönüşmeye başlıyor.Ayrıca bir tarafın çok sevdiği diğerininse daha az fedakarlıkta bulunduğu bir ilişkiyi anlatıyor ve bunu şizofreniye benzetiyor.Eğer aşk bir hastalıksa hepimiz hayat boyunca en az bir kez şizofren oluyoruz demektir.
Cezmi Ersöz aşkı,değişik bir biçemle(üslup)bize sunuyor ve bence "Şizofren Aşka Mektup" herkes tarafından okunmalı.