Kitapta isminden de anlaşılacağı gibi,yazar annesinin hayatını anlatıyor.Osmanlı imparatorluğu zamanından başlayıp,Cumhuriyet Türkiyesi ve ABD 'de devam eden yüzyıla yakın bir süreç anlatılıyor. Belkıs hanım,Makedonya'nın Ustrumca şehrinde çok zengin,köklü,dindar ve geleneklere bağlı bir ailenin torunu olarak dünyaya geliyor.Ne yazıkki babasının ölümü ve Bulgarların saldırısından dolayı Selaniğe kaçış ile farklı bir yaşam başlıyor.Oradan İzmir üzerinden Akhisar'a yolculuk ve burada yerleşme.Dönemin yaşamı ile ilgili çok geniş kapsamlı bilgi veriliyor.Yaşanılan evlerin mimari yapısına kadar.O dönemde Akhisar'da bol miktarda Rum yaşıyor.Rumların yaşantıları,daha önceleri nasıl dostça yaşanıldığı ancak Yunanlı askerlerin bir yaz sabahı Akhisar'a girmesi ile nasıl herşeyin değiştiği anlatılıyor. Eğitimine İstanbul'da Çapa Kız Öğretmen okulunda devam ediyor.Bir çok zorluklarla karşılassada okulu birincilikle bitiriyor.Sonra Arnavutköy Kız Koleji ve İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde eğitim. Burada artık devrin ünlü Profesörlerinden ders alıyor arkadaşlarıda şimdi adlarından saygı ile bahssettiğimiz kişiler.Sabahattin Ali ,Pertev Naili Boratav,Niyazi Berkes,Muzaffer Şerif gibi.Daha sonra Ethem bey ile evleniyorlar ve iki sene sonra ABD ye eğitim için gidiyorlar.Bu arada 2.Dünya savaşı çıkıyor.Tekrar yurda dönüş fakat malesef beyin göçü şeklinde tekrar Amerika'ya gidiş.Kitap Belkıs hanımın vefaatı ile noktalanıyor. Bir yaşam ,bir beyin göçünün belgeseli. Değerlerimize sahip çıkmadığımız sürece başkalarının nasıl sahiplendiği çok iyi anlatılmış. Bu kitabı mutlaka okuyunuz.Belkıs hanımın iki görüşü haricinde her anlattığıyla aynı fikirde olduğunuzu göreceksiniz.