fd dmr
Kitapkurdu
Daha önce okuduğum hiçbir Dostoyevski romanında bu kadar sert bir egemen sınıf eleştirisi görmemiştim. Prens ve çevresi ne kadar aşağılık, Alyoşa bile rezilin biri bence. Bu roman Rusya'da Ekim Devrimine giden yolun sağlam taşlarından biri olmalı. Romandaki ana karakterlerden biri (İvan Petroviç) ve romanın anlatıcısı doğrudan Dostoyevski'nin kendisi. Bu şahane kişiyi kendi romanlarından birinde kahraman olarak görmek bir edebiyatsever için ne kadar sevindirici. Aslında her Dostoyevski romanındaki iyilik ve yardımsever, aşırı fedakar bir kahraman bulunur. Ben bu kahramanların hep Dostoyevski olduğunu düşünürdüm. Bu romanda direkt karşımıza çıktı. Roman çok etkileyici bir şekilde başlıyor ve bütün roman süresince merak unsuru hiç eksik olmadan devam ediyor. Bu nedenle çok hızlı okunabilir. Romanın en etkileyici kısmı ise Prens'le İvan Petroviç'in gece yedikleri yemekteki konusmalariydi. Bir şeytanla melegin konuşması gibi.Nihal Yalaza Taluy'un bu güzel çevirisini tavsiye ederim.