Abdullah Tosun
Modern çağın insanlarının,bizlerin, kaybettiklerinin,mutluluktan uzaklaşmasının tarihselliği. Çayın serencamı anlatılırken aslında insanlığın nereden nereye geldiğini veya düştüğünü anlatıyor yazar. Kitabın ismi sizi yanıltmasın;konu sadece çay değil,hayatın kendisidir. Çay seremonisinde 'şarkı söyleyen çaydanlık'ı dinlerken; az sonra Zen'in, Taoculuğun engin deryasında kendinizi bulabiliyorsunuz. Doğu felsefesinin sahiciliği ve Batılıların yapaylığı çay sohbetlerinde göz önüne seriliyor. 'Çay Usta'larının inceliğini, nezaketini okudukça günümüz insanının ne kadar kabalaştığını görebiliyoruz. Gülistandan bir demet cümleyle sizi kitabın davetkar sayfalarına davet ediyorum.
''Neden çiçekler bu kadar güzel ve bir o kadar da çaresiz yaratılmışlar?... Can havliyle bağırsalar bile, bizim taşlaşmış kulaklarımız bu çığlıkları duyamaz. Bizi seven ve bize sessizce hizmet edenlere karşı her zaman zalimizdir; ama, bu zalim davranışımız yüzünden, günün birinde bu iyi dostlarımız bizi terk edebilir.Nadide yabani çiçeklerin her yıl biraz daha azaldıklarının farkında değil misiniz?'' Beton ve demir yığınları arasında güzel çiçeklerin mis kokusunu duymak isteyenlere duyurulur.