Kül Erkin
Kitapkurdu
Necip Fazıl'ın bir diğer kısacık kitabı, tiyatrosu... Horasan'dan evini, ailesini kaybedip Anadolu'ya göç eden Yunus Emre'nin tasavvuf yoluna girişi... Bugüne kadar hiç bir tiyatro eserinde görmediğim müthiş bir sembolizm var bu eserde.

Yunus Emre, bir köye gidiyor, köydekiler ölümü bilmiyor. "Gelsin diye çağrılmadan" karşıki dağa gitmiyorlar. Çağrılanlarsa tasavvuf yoluna giriyorlar. İşte Yunus da bu dağda bir sesle karşılaşıyor. Bu ses, Tabtuk Baba'nın sesidir. Tabtuk Emre'nin dergahına vardığında da aynı sesi duyan Yunus, daha sonra yıllarca hizmet edeceği dergahta çilesine başlıyor. Kitabın tamamındaki Yunus'un şiirlerinden alıntılar da kitabı ayrıca güzelleştirmiş. Hele en sondaki "Dolap niçin inilersin" kısmı ve Yunus'un Molla Kasım karşısındaki şairane savunması tekrar tekrar okunulacak kadar güzel.