Adem Artan
Kaşif
Cezayir'i mesken tutmuş ve bir üçgenin köşelerini oluşturan Barbaros, Turgut ve Uluç Ali Reis'in iç içe geçmiş hikayeleri. Bir zamanlar deniz yüzü görmemiş atalarımızın Akdeniz'i nasıl da avuçlarının içi gibi bilip bu suları Haçlılara nasıl da dar ettiklerinin çarpıcı güzellikteki hikayesi. Denizcilerimizin Kuzey Afrika'da üs olarak belirledikleri Cezayir'de ne büyük işler başardıklarının kanıtı, sadece Haçlıların onlardan yaka silkmesinden değil, aynı zamanda cihan padişahı Kanunî'nin Hızır Reis'i kaptan-ı deryalığa getirmesinden belli. İşte Barbaros ve Tutgut reislerin yanında pişerek olgunlaşan Uluç (Kılıç) Ali Reis ve döneminde Türk denizcilerinin Akdeniz'de neler neler yaptıklarının, kahramanlıklarının insanı içine çeken dünyası.
Cezayir'deki bir avuç Türk korsanının Hıristiyan dünyasının korkulu rüyası haline gelmesi, atalarımızın denizlerde ne büyük bir mesafe kat ettiklerinin en çarpıcı göstergesi olsa gerek. Ayrıca dönemin Osmanlı ve Haçlı donanmalarını kıyaslamalı olarak öğrenmek açısından da güzel bir eser.
Hem tarihe, hem de denizlere meraklı okuyuculara tavsiye ederim.