aardvark
kitabı henüz bitirdim ve açıkçası yazarın hayalgücüne hayran kaldığımı itiraf etmeliyim. paul auster'in okuduğum ilk kitabıydı ama son olmayacağı kesin. şiddetle tavsiye ediyorum. mutlaka okunması gereken bir kitap.

(bu kısım kitapla ilgili tahliller içerdiği için kitabı okumayanların burayı okumamasını tavsiye ediyorum)

brill uykusuz gecelerinde geçmişinde yaptığı bir hata yüzünden tamamen kendini affetmek için kurduğu hayallere dalıp gidiyorsunuz. yıllar önce sonia'dan (hayatının aşkı) ayrılmanın -sonradan her ne kadar tekrar birleşmişlerse de- acısını içinde taşır, sonia'ın ölümünden sonra bunun pişmanlığını daha keskin hisseder ve kendisine karşı hayali bir suikast düzenler. bunun için uykusunu harap eden bir hikaye kurgulamaya başlar. bu hikayede iç-savaş vardır.
öyküye göre kurduğu dünyayı savaştan çıkarmanın tek yolu brill'i yani savaşı kafasında canlandıranı öldürmektir. brill buna da çare bulur ve owen karakteri canlanır ki bu kişi brill'den başkası değildir. bunu owen'ın unutamadığı aşkı ve brill'in ilk aşkı olan kadınların ikisinin de adının virginia olmasından anlayabiliyoruz. ayrıca geceleri uydurduğu öyküdeki owen karakteri de çok sevdiği flora'yı -onu hala seviyor olmasına rağmen- aldatır aynen brill'in sonia'ya yaptığı gibi.
amerikada yaşanan (hayali) iç-savaş ise brill'in kendi iç savaşıdır. o yüzden eldeki iki brill'den birini öldürmek gereklidir iç-savaşı bitirmek için. gerçek brill yani merhum sonia'nın kocası hayali brill'i yani owen'ı öldürmekle savaşı sona erdiriyor. hem de tam olması gerektiği yerde olması gerektiği anda. çünkü gerçek brill'in iç savaşına sebep olan ve onula beraber yaşayıp sonia öldükten sonra iyice ağırlaşan aldatmanın pişmalğını hayalinde yarattığı owen'a tatırmamak için tam da karısı floraya en çok ihtiyaç duyduğu günlerden birinde onu aldatmasından hemen sonra owen'ı yani hayali brill'i öldürüyor. çünkü kendisi de sonia'ya en çok ihtiyaç duyduğu zamanlardan birinde onu aldatmıştı. hayali brill'in ölmesiyle gerçek brill'in iç-savaşı sona eriyor. ve sıra torun katya'nın iç-savaşına gelir. onun sebebi de gerçek bir savaş olan ırak işgalinde katya'nın sevemediği titus'un canice öldürülmesinden kendini sorumlu tutmasıdır. titus ırak'a gitmeden bir yıl önce ayrılmışlardır fakat katya onun ırak'a ona kızıp gittiğini ve sonunda öldürüldüğünü düşünmektedir. kendisini suçlamayı bırakmasını ve yeniden hayata dönmesini isteyen büyükbaba brill, kitabın sonlarında katya'ya kendi yaptığı gibi öyküler kurmasını teklif eder. çünkü kendisi bu yolla iç-savaşını bitirmiştir. ve torununun da bunu yapabileceğini düşünmektedir. belki de yakında bu kitaba bir devam yazılır o da katya'nın hikayesi olur. kimbilir.