ismail_atan
"Seviyordum O'nu, O'nu rüyamda gördüğüm kendi çaresiz, acınası görüntümü sevdiğim gibi, bu görüntünün utancı, öfkesi, suçu ve hüznüyle boğulur gibi kederle ölen yabani bir hayvan karşısında utanca kapılır gibi, kendimi aptalca bir tiksinti ve aptalca bir sevinçle tanır gibi seviyordum; belki de en çok böyle: Elimin kolumun bir böcek gibi boşuboşuna kıpırdanışına alıştığım, aklımın duvarlarında her gün yankılanarak sönen düşüncelerimi bildiğim, acınası gövdemden çıkan nemin benzersiz kokusunu, bitkin saçlarımı, çirkin ağzımı, kalemimi tutan pembe elimi tanıdığım gibi. Bunun için aldatamadılar beni..."

Bu satırları okuduktan sonra fazla söze gerek yok sanırım. Olay arayanlar için, heyecan arayanlar için uygun bir yapıt değil; edebi zevkin tadına varmış, sanattan anlayanlar için biçilmiş kaftan. Orhan Pamuk... Kişiliğini şahsen beğenmesem de son yüzyılın en büyük romancılarından biri. Okumak lazım, okumak.