Recep Yılmaz
kitabın çevirisi çok güzel. ingilizceden değil rusça aslından çevrilmiş. çevirmenin yetkinliği de kitabın her satırından belli oluyor...

roman karakterlerin karşılıklı mektupaşmasından oluşuyor (iki farklı kişilik kullanarak "ben anlatım metodu" kullanıldığı için çok zor bir anlatım tekniği olduğunu söyleyebilirim).

yazar romanı değişik zamanlarda yazdığı için bazı yerler kompozisyonun dışına taşmış; fakat salt devrine has olmayan toplumsal gerçekleri yansımış...

"insancıklar" bildiğim kadarıyla yazarın yirmi yaşında yazdığı ilk romanı. bu yüzden romana, dünya romancılığını yerinden sarsacak olan bir volkanın temelindeki ilk kıvılcım olarak bakmak yerinde olacaktır.

"insancıklar"ı okurken her sayfasında dostoyevski'nin ruhunu duyumsuyorsunuz