BaharTanricasi
Kitapkurdu
Kalpte şahane renkler bırakabilecek güzellikte bir romandı... Pervasız esas oğlan Simon’un umursamaz ve neşeli tavırları, kitabın bir çok yerinde yüzümü güldürdü. Su kadar berrak Lucy’nin, yaşamı boyunca hiç evlenmemeyi göze alabilecek kadar fevkalade bir inançla gerçek aşkına sahip çıkışı ise takdire şayandı. Şahsen, hikayenin daha geniş bir bölümünün taşrada devam etmesi daha keyif verici olurdu fakat herşeye rağmen Londra’nın da kendine has eşsiz bir ışığı vardı. İlaveten Edward de Raaf’ın geçtiği satırlar, kuzgun prense olan ebedi özlemimi biraz olsun dindirdi :) Prens serisinin tüm kitaplarını okumuş bir Elizabeth Hoyt hayranı olarak içtenlikle söyleyebilirim ki en beğendiğim eserleri; Çirkinin Aşığı ve -yeterince uzun olmasa dahi kalbimde yer eden Buz Prenses oldu. İkinci roman Kalbimi sana verdim’e ısınamamıştım lakin Bir Aşk Masalı’nın da tıpkı favorilerim gibi kesinlikle okunmaya değer olduğunu söyleyebilirim. Tüm sevgimle öneriyorum ♥️