Sen, bir trajedinin romanı. Merhum Mehmed Uzun, bu ilk romanında gözaltına alınıp acımasız işkencelerden geçirilen bir Kürdün hikayesini anlatıyor. Mekan meşhur Diyarbakir Zindanı. O zindanda bir neslin hayatı şekillendi. Yazar askeri cunta dönemini Kürtlerin gözüyle anlatıyor. Bu dönemde sayısız Türk devrimcisinin yanında Kürt yurtseverleri de tutuklanır ve işkenceden geçirilir. Üstelik onların işi daha zordur, zira onlar düzene muhalif olmanın yanında bir de Kürttürler. Evinde elyazısı ile yazılmış bir Kürtçe kağıt olduğu için insanlar tutuklanmakta ve askeri cezaevinde vahşete maruz kalmaktadırlar. İşte yazar bu dönemi bir gencin üzerinden anlatmaktadır. Onun işkenceden halsiz yattığı hücrede bir böcekle dertleşmesini, geçmiş ve şimdiki zamanı beraber anlatışını, Kürt aydınlarının özgürlük ve demokrasi için nasıl bir bedel ödediğini okuyacaksınız. Hapishane bir okul gibidir, pekçok Kürt aydını burada beraberdir. Kitaplar okunur, tartışmalar yapılır. Ama bitmek bilmeyen işkence seansları vardır. Roman otobiyografik özellik de gösteririr. Zira kitapta bazı anlatılanları Mehmed Uzun bizzat yaşamıştır. Bu kitapta zulmün, işkencenin, vahşetin, acımasızlığın kahredici yüzünü göreceksiniz. İyi okumalar…