eada
Üç ayrı öykü, tek bir tat gibi... Alice Harikalar Diyarında tam anlamıyla absürdlüğe varan bir öykü ve fakat ilginç olmayı öyle ustalıkla beceriyor ki bir çırpıda okunuyor.
Aynalı Pastane için ise söylenecek o kadar çok şey var ki... Yazmakla anlatılamaz. Çünkü bu hikaye belki de Muştik'in ağzından bir öğreti gibi işleniyor. Değişik psikolojileri çözümleyip, önünüze koyabilmesi öyküye bambaşka tatlar katmış. Son hikayemiz ise bir öncekinden devraldığı imgelerle yolunu sürdürüyor. Kahraman yine aynalardan geçiyor ve yine banyo perdesi kullanan bir yazarımız küçük bir arada görünüveriyor. Sanırım Mungan bir şeyler anlatmak da istemiştir:) Son öykü yazarın cinsel tercihini de bildiğimizden sanki kendisini yazmış gibi geliyor. Fakat, Aynalı Pastaneyi aratan bu öykü sanırım onun yanında küçük bir kum tanesi kadar kalacak. Şimdiye kadar okumadığım için pişman oldum Üç Aynalı Kırk Oda'yı.. Tek bildiğim şimdi budur...